Zaman makinesi icat edilmiş olsaydı, Facebook oyunlarıyla dirsek temas aralığında olduğumuz döneme gitmeyi çok isterdim. Tabii bu dönem, aynı zamanda bir efsanenin doğuşuna da tanıklık etmişti. League of Legends; o zamanlar bu kadar hızlı, reflekslere dayalı bir oyun değildi. Sabır istiyor, strateji kurmanızı bekliyor ve sadece istemcideyken dahi hesap yapmanız yönünde sizi teşvik ediyordu. O zamanlar hissettiklerimiz basitti; oynamak, gelişmek, daha iyi oynamak ve kendimizle gurur duymak istiyorduk. League of Legends Classic geri döndü, fakat şimdi ne hissedeceğimi bilemediğim anları da beraberinde getirdi.
League of Legends Classic, tamamen nostaljiden mi ibaret?
Hayır değil, Riot Games League Classic için sürdürülebilir bir plan yapıyor. Sadece nostaljik duyguları tetiklemek veya eldeki oyuncu kitlesini ikiye bölmekten ziyade; Riot mevcut oyuncular için bir alternatif daha sunmayı hedefliyor. Bir yandan da evet, League Classic şu aşamada büyük ölçüde nostaljiden ibaret. Fakat eskisi gibi basit duygular uyandırmak yerine, ne hissedeceğimi bilemediğim bir serüvene dönüşmüş durumda.

Klasik LoL deneyimi olduğu gibi geri dönmedi. Nitekim öyle olsaydı, hepimizin içini büyük bir korku çok geçmeden sarmaya başlardı. Çünkü League of Legends, mevcut versiyonuna keyfekeder geçmedi. İhtiyacı olduğu için, zaman içinde aşamalı olarak geçti. Grafikler, animasyonlar, şampiyon kadrosu, yenilenen şampiyonlar ve harita değişikliklerinin hepsinin birer sebebi vardı. League Classic ise modern bir motor ile tamamen yeniden yapılmış, nostaljik hisleri koruyan ancak dengeli olmayı da hedefleyen bir zemin üzerine inşa ediliyor. Riot Games, bu tarafta da sürekliliği olan bir deneyim yaratmayı amaçlıyor.
“Topluluk tarafından şekillendirilecek bir canlı servis deneyimi” olarak belirtilen bu plan, adının hakkını veriyor. League Classic’te belirli bir seviyeye ulaşan oyuncular, eklenecek yeni içerikler için istemci üzerinden bir ankete katılabilecekler. Belirli konular için yapacakları oylamalar ile oyunda görmek istedikleri şeyleri seçebilecek ve topluluk olarak ne oynamak istediklerine karar verebilecekler. Bu da Riot Games’e oyunu şekillendirme yolunda rehberlik edecek.

Oynadım, sevdim ve daha sonra eski dostum ile karşılaştım
League Classic’i oynadım ve bu bana bugün oynadığım LoL’ün aslında ne kadar uzun bir yoldan geçtiğini hatırlattı. Master Yi, Katarina gibi şampiyonların eski versiyonları o zamanlar gerçekten de çok sevdiğim şeylerdi. Fakat bugün oynayınca, mevcut sürümdeki hallerini daha çok sevmeye başladım. Çünkü eski LoL deneyiminde bazı şampiyonların büyük ölçüde kırık olduğu bugüne göre çok daha belliydi. Master Yi’ye AP eşyalarla büyü hasarı kasmanın korkunç şekilde işe yaraması ve Katarina’yı AD eşyalar ile donatmanın da buna benzemesi iyi örnekler olacaktır.
Haritaya baktığımda içimi eve dönmüş olmanın verdiği sıcaklık kapladı. Kuleler, inhibitörler ve alt koridordaki çimenlerin uzunluğu beni pamuk gibi etti. Karakterlerin animasyonları, minyonlar ve Sihirdar Vadisi’ne dair gördüğüm her şey çok hoşuma gitti. Orman kampları dışında… Onların bugün neden böyle göründüklerini artık çok daha iyi biliyor ve mevcut görünümlerini de çok seviyorum. Yani basitçe League Classic’i sevdim, fakat sonra eski dostumla tanıştım…
“Mesela: Locke yeni çıktı, fakat Master Yi’nin ilk haftasının çeyreği etmiyor“

Riot Games’in davetiyle basın ve içerik üreticileri olarak özel karşılaşmalarda oynama şansımız oldu. Ben yılların eskitemediği -gerçekten- Morgana ile alt koridorda destek rolünde oynamayı seçtim. Beni nelerin beklediğini az çok tahmin edebiliyordum çünkü karşımızda orta koridorda bir Katarina oynuyordu. Dakika 10’a geldiğinde eski dostum, orta koridordan ziyadesiyle beslenmiş şekilde bizi ziyarete geldi. Ben ve alt koridor ortağım neye uğradığımızı şaşırdık. Zaten karşı ormancı Jarvan IV de ensemizden ayrılmazken, 10/0 ilerleyen bir Katarina pastaya mumu dikmişti. Kitle kontrolü, kaçmak veya onu öldürmek artık bir seçenek değildi; çünkü o Katarina, bugün görmeye alıştığımız Katarina değildi. Çelikten yapılmış, en sıcak örslerde dövülmüştü.
Elbette buna çok üzülmedim. Çünkü Riot Games’in League Classic yaklaşımı içimi rahatlatıyor.
Dengelemeler ve yeni şampiyonlar ile League Classic ilerlemeye devam edecek
League Classic, Riot Games için “yaptık oldu” projesi değil. Sadece nostaljik duygularla kısa bir hafta geçirmeyi de hedeflemiyor. Şirket bu deneyim için uzun vadede güncellemeler ile dengelemeler ve mevcut şampiyon kadrosundan transferler de hedefliyor. Yani League Classic deneyimi bugün gördüğümüz gibi kalmayacak ve bir yol haritası boyunca geliştirilmeye devam edecek. Dolayısıyla günümüzün hızlı, rekabetçi League of Legends deneyimine daha stratejik ve yavaş tempolu bir alternatif arayanlar için orada sürekli en iyi versiyonuna ulaşmaya çalışacak. Zaten o Katarina performansının ardından, bundan başka bir şey de içimi rahatlatamazdı.

Uzun lafın kısası
Velhasıl kelam League of Legends’a yakın zamanda başlamış olanlar için League Classic, bizlerle aynı şeyi ifade etmiyor olabilir. Fakat onlar için de taze bir deneyim olacak ve 2010’ların başlarındaki çevrim içi oyun deneyiminden bir yudum almalarını sağlayacaktır. Benim gibi LoL’ü ilk yıllarında oynamaya başlayanlar için ise ev gibi sıcacık, bazen de eski dostların can sıktığı bir deneyim yaratacak. Fakat League of Legends hep böyleydi; bu durum Classic’e mahsus değil. Sevdiğimiz ve bazen de onu sevdiğimiz günlerden şüphe ettiğimiz LoL deneyimi, modern bir motorla geliştirilmiş eski versiyonuyla karşımızda.
İster geçmişe bir yolculuk yapın, isterseniz de mevcuta bir alternatif arayın; kolay ulaşılabilir olmasıyla -LoL istemcisinin içinden oynanabiliyor- League Classic, bugün LoL oynayan herkesin göz atmak isteyebileceği bir deneyim. Dediğim gibi ben oynadım, sevdim ve eski dostumla karşılaşana kadar da kendimi oldukça huzurlu hissettim. Siz de şu ana kadar oyuna dair sevdiğiniz yahut sevmediğiniz şeyleri benimle yorumlarda paylaşabilirsiniz. Sevgi ve oyun ile kalın.
