Marathon İnceleme

Atarita'da reklam ve sponsorlu içerikler açıkça belirtilmiştir. Bunun dışındaki hiçbir içerik ticari bir ortaklık sonucunda hazırlanmamıştır. Bkz: Editöryal Standartlar

Paylaş

Marathon’un PlayStation 5 inceleme kopyası, Bungie tarafından Atarita’ya gönderilmiştir.

Marathon incelemesine hoş geldiniz millet! Bu hayatta Bungie’den bir FPS oynamak her zaman güzeldir. Yine de öncelikle şunu bir netleştirelim: bu yazıya gelene kadar muhtemelen birkaç video izleyip, çeşitli yazılar okudunuz. Orada insanların birbirleriyle 3 kişilik takımlarda oynayıp ne kadar eğlendiğini gördünüz değil mi? Güzel. Bu incelemede ise işin bambaşka bir yüzünü göreceksiniz. Eğer tamamen yalnız başınıza iseniz Marathon nasıl bir macera sunuyor ve sizin için doğru bir oyun mu? Diyecek çok söz var ama uzatmadan bunları incelemede konuşabiliriz.

Arka planda uzun mesai harcanmış bir lore var

Marathon’un tarihinin 1994’lere kadar dayandığını biliyor muydunuz? Koloni gemisi Marathon’un üzerinde şekillenen bir bilim kurgu FPS single player oyun üçlemesiyle başladı her şey. Sonrasında bu marka ta günümüzde tekrar bir extraction shooter olarak geri döndü. Neden peki? Harbi soruyorum Bungine ekibine bunu. Neden tek oyunculu, çok iyi gözüken bir bilim kurgu FPS oyunu yapmak yerine, bir ayda unutulup gidecek bir multiplayer oyun yaparsınız ki?

Marathon konusunda Bungie’ye ne kadar kızsam az çünkü oyunu oynadıysanız bu görsellik ve oynanış ile ne kadar güzel bir single player’a sahip olabileceğimizi siz de görmüşsünüzdür. Ama konuyu dağıtmayayım, günümüzdeki çıkan bu yeni oyunun hikâyesini anlatmaya geçeyim. Bahsettiğimiz koloni gemisi Marathon içindekilerle birlikte kaybolmuş haldedir. Gezegenin dört bir yanına dağılan parçaları da toplamak adına “runner” adı verilen zihinlerini tıpkı Avatar’daki gibi başka bedenlere yazılımsal olarak aktarmış kişiler olarak biz görevliyiz. Ancak yol boyu karşımıza çıkacak yapay zeka kontrolündeki robotlar buna pek izin vermeyecektir.

Biliyor musunuz aslında “multiplayer” düşünülen bir oyun için arka planda ilerleyen hiçte fena olmayan bir lore yapmışlar. Ama gelin görün ki bunu görev tasarımına veya çevre tasarımına ne kadar yedirebilmişler… Bence hiç. İşte burada bu incelemenin en cafcaflı yanına şahit oluyorsunuz; tek başına da oynaması keyifli mi? Misal Destiny’i ben tek başıma epeyi bir oynamıştım çünkü oradaki MMO kafasındaki görev yap, daha iyi item düşür mantığı oyuncuyu tutuyordu. Marathon’da işler pek öyle değil. Bence tek başına oynamanın zaten sonradan anlatacağımız sürüyle sorunu var ama en büyüğü sürükleyici ve tatmin edici bir hikâye yapısı sunmaması diyebiliriz.

Runner sınıfları ve oynanış döngüsü

Marathon, kendince epeyi karakter sınıfı barındırıyor aslında. Bunun içinde sessiz giden suikastçısından -ki favorimdir- daha ağır tank kontrollerine sahip brütlere kadar oynanışa etki eden çeşit çeşit karakter var. Ben tek başıma oynadığım için daha çok görünmez de olabilen, hızlı bir karakter olan Assasin’i kullandım. Ancak online olarak denediğim kısımlarda da Triage yani medic diyebileceğimiz can basan sınıf karakterini kullandım.

Bunların oynanışa katkısı hatırı sayılır derecede fazla olsa da döngü aynı olunca benim aldığım keyif maalesef pek artmıyor. Biraz geç fark etmiş olacağım ki bu tür ve bu oyun hiç ama hiç benlik değildi. Assassin olarak oynadığım zamanlar tek başıma da olduğum için role fazlasıyla kaptırabildim. Diğer oyunculara gözükmeden gizlice ilerleyip, gerekirse onları avıma düşürüp sonrasında toplamam gereken Loto’ları almak ilk birkaç oyun eğlenceliydi. Ama aynısını tekrar tekrar yapmak o kadar sıkıcı ki. Sektörde bu alanda bir açlık mı var diye düşünüyorum ama bolca oyun da çıkıyor. Nedir bu online oyun hastalığı benim çok aklım ermiyor. “Çünküsü” diğer başlıkta.

Bungie’nin her zaman en iyi yaptığı şey (ve kötü)

Bungine, Bungie, Bungie… En iyi yaptığınız işi yine harika yapmışsınız. Bu oyunu oynaması aşırı keyifli. Vuruş hissi, silah çeşitliliği, yapay zekanın yer yer iyi zorlaması, akıcı hareket sistemi… Hepsini çok beğendim. Özellikle silah kullanması gerçekten çok keyifli. Başlarda düşük seviye eşyalarda robotların canı bitmek bilmiyor. Tıpkı Division’daki gibi mermi süngeri oluyorlar. Sonrasında biraz daha sağlam vurmaya başlıyorsunuz. Dualsense tepkileri zaten aşırı başarılı olmuş, bu da ayrıca bir hava katıyor.

Ancak her şey çok iyi olsa başka bir tonda yazardım sanırım değil mi? Evet eksik kısıma gelelim. Marathon dünyanın en karmaşık menüsüne ve arayüzlerinden birine sahip. Oyuna girmesi, loadout seçmesi, başlatması apayrı dertler. Ekipman seçmeye zaman geçtikçe alışıyorsunuz zaten level sistemi ile ilerliyorsunuz genel olarak. Ancak pass ve benzeri ekstra işlere pek bakmadım. Ancak “Pay to Win” bir yanı olmadığını söylersem bence yeterli olacaktır. Zaten oyuna para verdiğimiz için olması gerektiği gibi. Bunu bile över olmamız sektörün geldiği noktanın korkunçluğunu gösterir.

Sanatsal işleri takdir ettik!

Marathon epeyi güzel gözüken bir oyun. Hatta beklediğimden çok daha iyi grafiklere sahip olduğunu söylesem pek yanlış olmaz. Çok oyunculu oyunlarda genelde buna malum çok önem vermezler. Ama bu bir PlayStation projesi olunca tabii ki ellerinden gelen en iyi çalışmayı yapmışlar. Karakter modelleri ve çevre tasarımlarını da gayet beğendim, zaten haritalar görece küçük sayılabildiği için bu fütüristik atmosferi iyi yansıtmayı başarmışlar.

Müzik tarafında ise kulağıma takılan güzel besteler yakalayabildim ve oyun özelindeki Playlist’ime bile kaydettim. Ama asıl taktiri ses mühendisi kimse o hak ediyor bence. Robotların mekanik sesleri, çevredeki detaylar, patlama sesleri, efektler her şey muazzam duyuluyor. Ses mühendisliği genelde fazla önemsenmeyen ama çoğu zaman günü kurtaran önemli bir durum olduğunu unutmamak gerek. Teknik tarafta da hiçbir performans sıkıntısı ile karşılaşmadım ki zaten PS5 üzerinden oynadım. Olsaydı olay çıkarırdık muhtemelen.

Son sözler ve kapanış

Kısaca toparlamak gerekirse Marathon yazıdan da anlayacağınız üzere pek benlik bir oyun değildi. Bahtım böyle ki muhtemelen uzun yıllar desteklenecek, adeta yeni bir Destiny olacak olan “o” oyun da değil. Bir gün akıllıca yaratıldığına inandığım bu evrene gerçekten dönmek isterim ama single player bir macera ile. Extraction Shooter türüne saygım sonsuz ama lütfen artık birazcık azalsın. Bir dönem her çıkan online oyun Battle Royale olmaya çalışıyordu, bana o dönem gibi hissettiriyor artık. Marathon’u türü seven herkese önermekle birlikte, Bungie ekibini gunplay’deki harika işçiliklerinden ötürü yeniden kutluyorum. Okuduğunuz için teşekkürler hoşça kalın!

Seyidcem Öztürk
Seyidcem Öztürk
Bazen şarkı yazarım ama daha çok mühendislik ile cebelleşirim. Oyun oynamaksa her daim hayatımın içine entegredir. Çeşitli yazılar ve videolarla dolu oyun basını maceram ise hala devam etmekte. Nintendoʼdan ve Japonyaʼdan çıkmış oyunlar ise ana dalımdır.

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Daha Fazla Atarita

Oyun Gündemi:

Marathon'un PlayStation 5 inceleme kopyası, Bungie tarafından Atarita'ya gönderilmiştir. Marathon incelemesine hoş geldiniz millet! Bu hayatta Bungie'den bir FPS oynamak her zaman güzeldir. Yine de öncelikle şunu bir netleştirelim: bu yazıya gelene kadar muhtemelen birkaç video izleyip, çeşitli yazılar okudunuz. Orada insanların birbirleriyle 3...Marathon İnceleme