| Atarita sizin için inceledi! Editörlerimiz her oyun incelemesine saatlerce emek harcıyor ve bilmeniz gereken tüm detayları objektif şekilde ele alıyor. Nasıl yaptığımızı merak ediyorsanız inceleme politikamıza göz atabilirsiniz. |
Dystopicon’ın PC inceleme kopyası, Palitroque tarafından Atarita’ya gönderilmiştir.
Selam! Günümüzün sorunlarını uç bir açıdan ele alan bir oyun ilginizi çeker mi? Bugün tam olarak öyle bir oyunla karşınızdayım. Arkanızı yaslanın ve ekranın keyfini çıkartın! Bu distopyada hayat oldukça rahat. Tüm işinizin televizyonda belli kanalları izlemek olduğu bir dünyada ne gibi bir sorun çıkabilir ki? Kara mizahla radikal konuların işlenmesini seviyorsanız doğru adrestesiniz. Bakalım, bizi neler bu duruma getirmiş ve daha neler götürecek?
İş yükünü robotların üstlendiği bir dünyada insanlara düşen nedir ki?
Robotlar tarafından yönetilen bir dünyada teknolojik izolasyonun körüklerindeyiz. İnsanoğlunun omuzlarına binen yük adeta 0’a inmiş! Bize artık rahatlamak düşer. E tabii; bu yükseliş yolunda en büyük konfor, evimizden dışarıya çıkmamaktan geçiyor. Her şey elimizin altında. Yiyeceğimiz, yatağımız, tuvaletimiz… Örnek birer vatandaş, izlediği kanala düşen paydan kazandığı gelirini de devletine yatırır. İkinci sınıf vatandaş olarak başladığımız oyunda aslında ne kadar yol aldığımız bizlere söyleniyor. Şükretmeliyiz! Bizden kötüleri her zaman vardır, o nedenle yatak ve televizyon hariç her eylem para harcatıyor.

Her blok, kendi içerisinde bir yönetime sahip. Yönetici tarafından kontrol edilen düzen, vatandaşların güvenliğinden sorumlu. Odanızdan çıkamıyor olabilirsiniz ama tekrar edelim, kimin ihtiyacı var ki? Yine de çok ısrar ederseniz 500 dolar biriktirmeyi deneyebilirsiniz. Ne de olsa bu sizin özgür iradeniz. Hiçbir şey sizden tamamen kısıtlanmıyor, değil mi? Örnek vatandaş olduğunuzu kanıtladığınız müddetçe yoldaşlıkta yükseleceksiniz. 9 puandan yüksek almanız yeterli olacak. Tabii, hedeflediğiniz bölümün kotasında yer varsa. Bazı hedefler, zorluklarıyla güzeldir! Önemli olan sabır ve devamlı çalışma azmidir.
Kabaca Dystopicon, sizi bu tarz bir manipülatif yaklaşımla baş başa bırakıyor. Oyunun her anında özenle yerleştirilmiş iğneleyici söylemlerin günümüzdeki bazı örneklerin uç bir anlatısı olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Hiyerarşinin oldukça acımasız bir şekilde konumlandığı sistemin her bir bölümünde buna yakından tanıklık ediyoruz. İnsanların yakındığı iş yükünü üstlenen robotların en insancıl duygu olan merhametten arınmış oldukları aşikâr. Aklıma gelen-gelmeyen birçok yorumu oyunun içerisinden edinebilirsiniz. Masa başı işinden yakınırken iş freelance‘e dönünce hayatının iş olması gibi, bu oyun da bize bunu yansıtıyor.

Üçlü yönetim, her ne kadar adalet ve çalışma sloganlarıyla öne çıksa da üçüncü bir tanesi daha var: İnanç. Ama bu dillendirilmiyor. Çünkü buradaki inanç hiç de iyi amaçlara mâl olmuyor. Ve bu, “Sizin konumunuzu isteyen nice vatandaş var.” argümanıyla bizlere sunuluyor. Yahu, kötünün iyisine niye uyalım? Ufacık kafesin içinde hak görülen üç beş temel ihtiyaca şükrettirecek konuma getirmişler. Dışarıda isyanlar oluyor, halk öfkeli! Pencereden bakarsanız vatandaşlık puanınızdan kesiliyor. Üç maymunu oynayın, itaat edin ve televizyonu izleyin!
Siz ne yapın, ne edin, onlara uyun. Uymazsanız ne olur, düşünelim: Birçok farklı sonla bizlere sunulan oyun, klostrofobinizi tetikleyebilir. Neyse ki başımızdaki robotlar pek de zeki değilmiş, yöneticinin de gezeni makbulmüş! Bu küçük sırrımız olsun, “Sürprizi bozdun!” demeyin. Havalandırmadan diğer odalara yaptığımız küçük ziyaretler sayesinde sistemde değişiklikler yapabilmek mümkün. Hepimiz birer numaradan ibaretiz. Eh, o numara sayesinde vatandaşlık puanımızdan tutun paramıza kadar artırabiliyoruz! Maalesef para yükseltme 100 dolarla sınırlı. Bir 500 olsaydı, görürdüm onları!
İşten kurtulmak isterken hayatını işe dönüştüren insanlara çözüm
Biz dönelim odamıza. Eğitim kampı, ikinci sınıf vatandaşlık, ikinci sınıf artı vatandaşlık, birinci sınıf vatandaşlık ve parti üyesi olmak üzere 5 adet bölümümüz var. İyi bir gidişat izlerseniz bunlardan yalnızca dördüyle gidişatınızı bitirebilirsiniz. Oyun, sizden itaatkâr bir oynanış istiyor. Yani bu yola göz koyduysanız tek oturuşta oyunu oynamalısınız! Bu durum gözünüzü korkutmasın. 4 hafta geçmek bilmiyor, hele ki bu tarz konular sinirinizi bozuyorsa ekstra gıcık oluyorsunuz. Her bölüm uzun, derken canınız sıkılmasın. Bölümü açtığınızda, ana menüden dilediğiniz bölümü seçip oynayabiliyorsunuz. Yani onca uğraşı tek seferde yapmanıza gerek yok.

Tıklamalı oynanışı sistem olarak oldukça basit. Dört adet temel ihtiyacınızı özenle takip etmelisiniz. Sağlık, açlık, konfor ya da eğlenceden birisi 0’ı bulursa oyun biter. Günler geçmek bilmiyor, haftalar aylar gibi hissettiriyor olabilir. Ancak temel ihtiyaçlarımız su gibi akıp gidiyor! Bazı eylemler, bir ihtiyacı yükseltirken ötekini indirebiliyor. Özellikle eğlence, bu oyunda en nazlı ihtiyacımız oluyor. Ki kesinlikle hak veriyorum. Bu şartlar altında eğlenebilmek çok zorlayıcı olurdu. Eğlencemizin bir kısmını televizyon kanallarından da karşılayabilmemiz mümkün.
Televizyon kanalları, başlangıçta yegane para kaynağımız oluyor. En çok getirisi olan din kanalı, eğlence barımızı en çok sömüren unsur oluyor. En çok eğlenceyi ise yetişkin içerikleri sağlıyor, ancak onun para getirisi yok. Merak etmeyin, o kanal bir süre sonra şikayetler nedeniyle kalkıyor. Sonra kaldırıldığı için yakınan kesim de dinleniyor ve sonucu aerobik kanalı eklemekte buluyorlar. Daha da iyisi: Nihayet para kazandırır oluyor! Elinizden alınana yakınmak yerine size sağlanana şükredin, buna sahip olmayanlar da var!

Oyunun tasarım seçimleri olabildiğince sade tutulmuş. Yapısı gereği detaylı ya da gerçekçi bir görsel hitap zorunlu olarak gerektirmiyor. Bu nedenle çoğunlukla gözüme çarptığını söyleyemeyeceğim. Ancak yetişkin içerikli kanalla aerobik kanalın görsellerini aynı kullanmaları, minimalist tasarımdan ziyade gözden kaçan bir seçimsizlik olmuş. İkisi de aynı gözüküyor. Belki verilmek istenen mesaj odur ancak aynı renk paletiyle benzer bir tasarım sunsalar yine aynı kapıya çıkardı diye düşünüyorum. Müziğine kadar aynıydı!
Her ne kadar ilk etapta para biriktirmek daha kolaysa da belli mekaniklere dikkat etmek de o kadar önemli. Diğer aktiviteleri yaparken televizyon otomatik olarak hep açık kalmıyor. Bunun için hangi aktiviteler televizyon açıkken yapılabiliyordu, buna dikkat etmek lazım. Kısa bir sürede bunu çözümlemek ve ona göre hareket etmek mümkün. Tabii, televizyonu kapatan bir aktivitenin ardından yeniden televizyonu açmayı unutmamak gerek. Temel ihtiyaçlarınıza dikkat ettiğiniz takdirde oyun hiç de zorlayıcı değil. Tahmin edebileceğiniz üzere odalar izleniyor. Yani ne yaparsanız yapın gözlem altındasınız. Bunun oyun içerisinde de bir önemi olsun isterdim. Hangi aktiviteyi tercih ettiğimize göre en az tercih edilen şey kaldırılabilir ya da ona göre yorum alabilirdik.
Günümüzün sorunlarını uç örneklerle güzel özetleyen oyun, size kâbuslarınızdan çıkmış bir distopya örneği olacak
Tercih ettiğimiz eylemlere göre yorum almak, sanırım belli bir seviyede de olsa oyunda gerçekleşiyor. Ancak bunların daha çok senaryoya bağlı olduklarını düşünüyorum. Benim kastım sahiden oyuncu dönütüne bağlı olmalarıydı. Oyun sonunda vatandaşlık puanı ve kazancımız gibi belli istatistiklerimizi öğrenmemiz mümkün. Ancak daha detaylı bir belge alabilsek güzel olurdu. Oyunu bölüm bölüm oynamadığınız takdirde uzun süreceği için bunu sağlamak daha zorlu olacaktır. Belki daha hızlı biten bir oyun modunda böyle bir tercih yapılabilir. Daha çok potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Zorluk ve uzunluk olarak da oyun deneyimi kişiselleştirilse güzel olurdu. Yine de bu şekilde de birkaç saatlik ilginç bir deneyim sunuyor.

Hikâye içerisinde vermek istenilen mesajlar gayet net ve sinir bozucuydu. Sinir bozucu olma sebebini tahmin edebiliyorsunuzdur. Kimse bu konumda olmak istemez. Ancak insanları bu konuma koymak isteyenler elbette ki vardır. Bunun bilincinde, bu kadar vahim değil ama kapitalizmle göz boyanmak istenen ve teknolojiyi bunun aracısı yapan sistemden rahatsızım. O nedenle oyunu oynadığım süreçte neredeyse gözüm seğirecek duruma geldiğim çok oldu. İkinci sınıf vatandaşlara umut satmak için kumar makinelerini layık görüyorlar, birinci sınıf vatandaşlara da onlara layık görülen lüks ürünler aracılığıyla adeta soygun yapılıyor. İkinci sınıf vatandaşken biriktirebildiğim para, birinci sınıf vatandaşken adeta uçtu gitti! En alttaysanız yemeğe para harcamıyorsunuz. Sevinmeyin, çünkü ancak üst kademelerin atıklarını yiyorsunuz.
Benden tutumlu davranabilirsiniz belki. Hikâye modunda 500 dolar biriktirilebiliyor mu, bilmiyorum. Ancak mücadeleci modunu onun için özel olarak hazırlamışlar. Oyunu birkaç kez aklınızdaki sonlarla bitirdikten sonra mücadeleci moda şans vermenizi tavsiye ederim. “Papers, Please”i çok seven birisi olarak, türden bağımsız ancak tonlama olarak benzer bir iş çıkardıklarını düşünüyorum. 1984’ü okuduysanız da ilginizi çekecektir. Sevenlerine duyurulur. Büyük Birader sizi izliyor, unutmayın. Şahsen bu tarz içerikler ilgimi çekse de genelde sinir olduğum için çok zorlanıyorum. Neyse ki bu bir oyun ve gidişat için birçok şansınız bulunuyor. O yüzden çok sinir olmadan, kendi yolunuzu çizerek memnun olacağınız bir sona ulaşabileceğinizi umuyorum.
Düşüncelerim bu şekildeydi. Son bir şey söylemek istiyorum: Oyunda her söylenene inanmayın. Sizin de oyun deneyiminizi oldukça merak ediyorum. Oynarsanız yorumlarda görüşlerinizi bekliyorum. Kafanızda soru işareti kaldıysa onları da gidermek isterim. Düşünceleriniz bizim için önemli, sakın unutmayın.
Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim! Bir sonraki yazıya kadar görüşmek üzere. İyi oyunlar ve sağlıcakla kalın.


