| Atarita sizin için inceledi! Editörlerimiz her oyun incelemesine saatlerce emek harcıyor ve bilmeniz gereken tüm detayları objektif şekilde ele alıyor. Nasıl yaptığımızı merak ediyorsanız inceleme politikamıza göz atabilirsiniz. |
Invincible VS’ın PlayStation 5 inceleme kopyası, Skybound Games tarafından Atarita’ya gönderilmiştir.
Dövüş oyunlarını çok seven biri olarak Invincible VS, duyurulduğu andan itibaren ilgimi çekmeyi başaran bir oyundu. Normalde seriyle çok özel bir bağlantım yok. Bu sebeple oyunun hikâyesini de çok derin düşüncelerle anlamayı beklemiyordum. Çizgi roman ve dizinin de etkisiyle karşımıza çıkan bu karma dövüş oyununu hep birlikte yakından inceleyelim isterseniz.
Invincible VS çok kısa bir hikâye moduna sahip
Çizgi roman estetiğiyle modern yapıyı birleştirmeyi başaran Invincible VS, aslında oldukça kısa bir hikâye moduna sahip. 3v3 tag-team özeline kurulu bu senaryo modu, biraz da duygusal bağlar katılarak yeni bir deneyim sunmak istiyor. Yaklaşık 1 saat süren senaryo modunda genel olarak seriden aşina olduğumuz karakterler ile tamamen farklı bir hikâye deneyimi elde ediyoruz. Seriden bildiğimiz ve yetişkinlere yönelik olan daha “kanlı” dövüşler, burada da mevcut pek tabii. Senaryo modunda 1v1 dövüşler az yoğunlukta olsa da genel anlamda 3v3 dövüşler, duygusal ara sahneler ve genellikle seriden aşina olduğumuz epik düzeyde diyaloglar ve yıkımlar eşliğinde deneyimleyebiliyoruz.

Ayrıca Ella Mental karakteri de hayatımıza girmiş oluyor. Robert Kirkman tarafından yaratılan bu karakter, Invincible VS ile hayatımıza girdi. Farklı elementleri kontrol ederek dövüşen bu ablamız, serideki en güçlü karakter çizgisinde ilerlemiyor belki ama, oyundaki sağlam karakterlerden biri olduğunu da kısacık süresinde bizlere hissettirebiliyor. Oyunun genel anlamda Arcade ve Online modlarına da bakmanızı tavsiye ederim. Çünkü hikâye süreci, ucu açık bırakılmış bir şekilde bitiyor ve muhtemelen sezon güncellemeleriyle birlikte farklı hikâyelerin de eklenmesi planlanmış gibi hissettiriyor. Tabii bunlar bir DLC’de olabilir. Zaman gösterecek. Ancak senaryonun en heyecanlı yerde bitmesi, maalesef benim gözümde bir eksi olarak kaldı.
Oynanış kısmına gelecek olursak
Invincible VS inanılmaz akıcı bir tempoya sahip. Özellikle Mortal Kombat veya Street Fighter gibi daha çok combo ve tuş ezberleme usulü dövüş oyunlarına aşinaysanız, bu akıcılık size yavan bile gelebilir. Çünkü bu oyunda combo ezberleme oldukça basit ve öğrenmesi kolay. Oynanış genel düzeyde hız ve agresiflik üzerine kurulu. Bunu da takım dayanışmasına bağlayınca ortaya klasik bir dövüş oyunundan daha fazlası çıkabiliyor. Ancak benim bu noktada alışamadığım ve öğrenmekte biraz zorlandığım bir kısım oldu.

Oyundaki tuş sistemi, klasik kontrolcü tuş sistemiyle aynı işlemiyor. Yani en azından Xbox veya DualSense tuş metriği ile aynı değil. Light, Medium ve Heavy atakları L, M ve H olarak isimlendirilmiş. Hâl böyle olunca tuş düzeneği aklınızda kalsa bile, süper vuruşları yapmaya çalışırken hangi komboyu nasıl düzenlemem gerekiyor gibi sorular oluşmaya başlıyor kafalarda. Alışması zor değil, sadece birazcık zaman istiyor diyebilirim. Bundan sonra ise patır kütür oynamaya rahatlıkla devam edebiliyorsunuz zaten.
Tag sistemi de bazı dövüş oyunlarından aşina olduğumuz şekilde buraya eklenmiş fakat bu sadece bir ekleme değil. Oyunun ana temel oynanış mantığı da tam olarak burada yatıyor aslında. Bir dövüş anındayken rakibe saldırı kombonuz bitmeden destek çağırarak ekstra hasar verebiliyor, rakip size saldırırken onun kombosunu kırmak adına yine ekstra destek çağırabiliyor veya karakterinizi tamamen değiştirerek rakibin oynanış temeline göre bir hamle yapabiliyorsunuz. Bu sistemi öğrenmesi çok basit ve inanın bana, aktif ve dengeli kullanımda inanılmaz işe yarıyor. Rakip karakter çok zorlu bir düşman çıkarsa, ya onun dengi bir karakter ile dövüşmeyi seçebiliyor veya en azından savunma anlarında tag yaparak destek yardım alabiliyorsunuz. Oyunun temelinin buna kurulu olması, dövüş temposunun da bir an olsun düşmemesini sağlıyor ve oyuncuyu diri tutmayı başarabiliyor.

Tabii bu tag sisteminin de bir bekleme süresi var. Yani her komboyu tamamlamak veya rakibin kombosunu bozmak için savunma yaparken sürekli tag sistemi kullanıp takımınızda karakter çağıramıyorsunuz. İş böyle olsaydı oyun inanılmaz kolay bir hale gelirdi çünkü. Takımın tag sisteminde bir bekleme süresi var ve bu bekleme süresi içerisinde tamamen yalnız başınıza hareket etmeniz gerekiyor. Özellikle çok oyunculu deneyimlerde bu bekleme sürelerini de hesaba katarak oynamak daha mantıklı bir karar olacaktır.
Dediğim gibi Invincible VS, oldukça hızlı ve akıcı bir tempoya sahip. Tag sistemi muhteşem yedirilmiş. Bu sayede oyuncu tempoda diri tutuluyor, dövüşler tek düze geçmiyor ve daha eğlenceli bir hale geliyor. Her karakterin kendine has stilinin (zaten) yer alması, karakter meta dengelerinin düzenli olması da büyük bir artı. Çünkü ileriki sezonlarda meta dengelerinde muhakkak değişiklikler yer alacaktır.

Görsellik ve optimizasyon
Ben oyunu PlayStation 5 üzerinde deneyimledim ve optimizasyon konusunda herhangi bir problem ile karşılaşmadım. Hikâye modunda ara sahneler sanki diziyi izliyormuş gibi akıp gidiyor. Oynanış tarafında da herhangi bir optimizasyon sorunu veya hata ile de karşılaşmadım. Sadece bazen, ana menü özelinde ufak donmalar ve takılmalar olduğunu söylemem gerekiyor. Bunun sebebi muhtemelen arka planda sezon güncellemesi olup olmadığının kontrolünden kaynaklı.
Görsel olarak oyunun dengesi baya başarılı. Özellikle çizgi roman ve dizi karması bir yapı kullanılması ve bu içeriklerdeki yetişkin ögelerin de kesilmeden rahat bir şekilde kullanılması, Invincible serisi özelinde başarılı. Sadece bir dövüş oyunu olarak ele alırsak muhtemelen çoğu kullanıcının ilgisini çekmeyecektir. Çünkü alternatif olarak daha iyi oyunlar bulmanız mümkün. Ancak Invincible hayranı birisinin de başından kalkamayacağına eminim. Zira bu oyun, özellikle çizgi roman hayranlarının epey bir ilgisini çekecektir diye düşünüyorum.
Son sözlerim
Invincible VS, öğrenmesi diğer dövüş oyunlarına nazaran biraz daha kolay ve hızlı tempolu bir sisteme sahip. Tag-team yapısı sayesinde oyuncuyu sürekli diri tutan dövüş temelleri, kombo dinamiğinin kolay öğrenilip zor ustalaşıldığı bir düzenekle birleşince daha keyifli oluyor. Yukarıda da söylediğim gibi diziyi veya çizgi romanları sevenlerin gerçekten keyif alarak oynayacağını düşünüyorum. Başlı başına bir dövüş oyunu olarak ele alırsak ise, çoğu oyuncuya daha arcade vari bir oynanış hissettirebileceğinden ötürü şüphelerim mevcut. Ancak hikâyesinin oldukça kısa olması ve en heyecanlı yerinde bitmesi de beni biraz üzdü açıkçası. Yine de güzel bir deneyimdi. Çok oyunculu tarafta da sezon güncellemeleri mutlaka gelecektir ve meta dengeleri de değişecektir diye düşünüyorum.


