| Atarita sizin için inceledi! Editörlerimiz her oyun incelemesine saatlerce emek harcıyor ve bilmeniz gereken tüm detayları objektif şekilde ele alıyor. Nasıl yaptığımızı merak ediyorsanız inceleme politikamıza göz atabilirsiniz. |
Windrose’un erken erişim PC inceleme kopyası, Kraken Express tarafından Atarita’ya gönderilmiştir.
Selam! Bugün sizlerle tehlikeli derin sulara yelken açıyoruz. Korsan temalı oyun arayanların son zamanlardaki bir numaralı adresi olan Windrose, oldukça ses getirdi. Tabii, benim de merakımı çekti. Bu temaya sahip çoğu oyun rekabete dayalı oluyor. Windrose korsan temalı ve oyuncu arasındaki rekabetten uzak, hem tek başınıza hem de arkadaşlarınızla oynayabileceğiniz bir örnek olmuş. Peki sararmış tuzlu sayfalarında bizleri daha neler bekliyor? Gelin, dürbünlerimizle bakalım.
Çokluktan yokluğa: Adım adım denizlerin hakimi olmaya giden yol
Özgür suların sancak ruhu korsanlar, kendi içlerinde büyük bir savaşa giriyor. Adeta özgürlüğe zincir vuran Kaptan Karasakal ve mürettebatı, sularda büyük bir tehdit hâline geliyor. Birer birer her bir su parçasını kendi sınırları içerisine alırken bağımsız korsanlar da suyun dibini görüyor. Vakti geldiğinde biz ve mürettebatımız da Karasakal‘dan bize düşen payı alıyoruz. Bir gece ansızın ateşler içinde kalan gemimiz ve sadık dostlarımızdan arda kalan birer hiç oluyor. Bilincimiz yerine geldiğinde ıssız bir adada yapayalnız hâlde uyanıyoruz ve oyunumuz başlıyor.

Korsan teması içerisinde bu kadar rağbet görmesi ve hele ki çevrimiçi oynama özelliğine rağmen rekabet unsurundan arınmış olması beni Windrose‘a en çok çeken unsurlar oldu. Arkadaşlarımla olacağı kadar tek başıma da bu maceraya atılmak için an kolluyordum. Ancak birkaç hesabını yapmadığım durum, oyun süresince yüzüme sert bir dalga gibi vurdu. Aslında bugün tam olarak bunu yaşamamanız için buradayım.
Windrose, korsan temalı bir hayatta kalma oyunu. Tekrar söylüyorum: Bu bir hayatta kalma oyunu. Korsan olmanın özgürlüğünü ve korsan unsurlarını bünyesinde barındırıyor, evet, ancak onun dışındaki birçok mekanik herhangi bir hayatta kalma oyunuyla eşdeğer. Yani bu türün sevdalısı değilseniz temadan ötürü doğrudan oyunun içerisine atılmanızı tavsiye etmiyorum. Önce bunlarla birlikte bizi neler bekliyor, bunları konuşmalıyız.

Acımasız suların ıssız adalarında oldukça affedicilikten uzak bir yolculuğa çıkıyoruz. Oyunun cezalandırıcı ögeleri bir hayli fazla ancak insaflı olduğu bazı yönleri de var. Kıyıya vurduğumuzda her şeyimizden olduğumuzu düşünebilirsiniz. Bu bir noktada doğru ancak sahip olduğumuz bazı şeyler hâlâ bizimle! Kılıcımız, silahımız ve kıyafetlerimiz… Sanırım pek de başarılı bir kaptan değilmişiz ki böylesine vasat başlangıç eşyalarıyla sürecimize başlıyoruz.
Ölümü cezalandırıcı kılmak için en insaflı ve basit yöntemlerden birisi bu oyunda büyük önem arz ediyor: Oyun ekranında gözüken ana kutucuklarımız harici çantada kalan tüm eşyalarımız, taktıklarımız hariç, öldüğümüz yerde toplanmak üzere paket olarak düşüyor. Ne kadar öldüğünüzün bir önemi yok. Üstünüzde düşebilecek bir eşya olduğu müddetçe bu tekrarlanıp duruyor ve eşyaları almadığınız takdirde kaybolmuyorlar. Kılıç, silah ve hayatta kalma sürecinde önem arz edecek balta ile kazma gibi bir çok araç gerecimiz bulunuyor. Tüm bunlarla kolaylıkla dolan garanti kutucuklarımızın geri kalanını nelerle dolduracağımızı düzgün idare etmemiz şart. Çünkü bol bol ihtiyaç duyacaksınız.
Hayatta kalma türüyle arası olmayanlara göre değil. Zanaat süreci basit ancak gelişim oldukça yavaş
Oyunu sizler için öncelikle tek başıma ve önerilen standart zorlukta deneyimledim. Açıkçası bunun pişmanlık olduğunu düşünüyorum. Sık sık ölmemin kaçınılmaz olduğu birçok oyun oynadım. Yine de bu döngünün sıkıcı olmamasını başarmak asıl kilit noktalardan birisiydi. Windrose bu konuda ya gelişmeye müsait ya da oyunun genel yapısı tek kişi oynamayı merkeze koymadan kurgulanmış. Zira bulunduğunuz adada belli başlı keşif yerlerini keşfetmekten ve oldukça zor bitirilen görevlerden elde edeceğiniz puanlar, seviye yükseltmeniz için tek kaynak oluyor. Ve seviye atlamak oldukça zor. Yine de başlangıç adanızda 3. seviyede yabani hayvanların olduğunu söylemek gerek. Bol bol öleceksiniz!

Oyunun inşa mekanikleri bu türe aşinaysanız size oldukça öngörülebilir ve basit gelecektir. Herhangi bir zorluğu yok, hatta bundan ötürü zorluk çıkarttığını söyleyebilirim. Hangi gelişimlerin nasıl tetikleneceğini öngörememek, olası bir önemli inşayı atlamanıza neden olabilir. Keşfettiğiniz süreçte mutlaka daha önce toplamadığınız ürünleri toplamaya özen gösterin ki sekmede gözükür hâle gelebilsin. Bence yapılabilir eşyalar mutlaka gözükmeli ya da en azından oyuncu inisiyatifine bırakılacak bir seçenek olmalıydı. Görevler fazlasıyla genel yazılmış hedefler olmak yerine bu tarz gelişim odaklı olabilirmiş. Oyun keşif sürecinde size yardımcı olup olmamayı seçenek olarak sunuyor zaten. Tahmin edersiniz ki ben yardımcı olmasını işaretlemiştim.
Basitçe: Silah ile kıyafet yaptığınız ve bunları yükselttiğiniz zanaat masaları bulunuyor. Güç dengesizliği bir kenara, hareket açısından da zayıf kalmamız işimizi oldukça zorlaştırıyor. Uzaktan silahla vurmanız için mermi ve barut gerekiyor. Silah kalitesi kadar mermi kalitesi de hasarınızı etkiliyor ancak barutu oyunun başlarında yapamıyorsunuz. Ancak sandıkta denk gelirseniz birkaç vuruşluk size şans sağlıyor. Şans kısmı tartışılır tabii. Canımızı doldurmak için sardığımız bandaj ve silahın mermisini doldurma sürecimizde karakterimiz o kadar yavaş hareket ediyor ki ölmemiz an meselesi oluyor. Oyun sizi söylene söylene yakın dövüşe mahkum ediyor. Vurup çekilmeniz şart.

Dürüst olmak gerekirse oyunun bu hâliyle tek başınıza oynamanızı pek tavsiye etmiyorum. Pek de büyük olmayan bir adada keşfedilecek birkaç yer, çoğunun genel olarak yapısı aynı olan keşif yerleri ve saldırı sistemini çözene kadar defalarca ölmeniz garanti bir sistem pek eğlenceli olmuyor. Üs inşaat sürecini, yani oyunun ilk anlarını keyifli buldum. Ancak seviyesi fark etmeksizin düşmanların çok hasar vurması, çabuk ölmemiz ve bilmem kaçıncı kez aynı yolu kat etmem dehşet sıkıcıydı. Neticede cazip olması için ona göre bir yapı sunması lazımdı. Böyle çabucak tekrara düşüyor.
Akşam saatleri yok olan gemilerden arınmış bir suda başka adalara yelken açma şansımız var. E ama o zaman da işler iyice zor hâle geliyor. Daha yüksek seviyeli ve acımasız düşmanlarla ben nasıl mücadele edeceğim? Başlangıç adasını bitireceğim diye yaban domuzlarıyla çekişe çekişe bir hâl oldum. Fazlaca vuruyorlar lanet olasıcalar… Kılıcımı ve kıyafetlerimi iyi kötü yükselttim. E sonraki adaya geçtim, yine zayıf düştüm. Her oyuncu daha oyunun başından itibaren kırk saat gelişmek için boş boş yaratık mı öldürecek? Rahat rahat keşif yapamıyorsun ki.
Dövüş ve hayatta kalma mekanikleri geliştirilebilir. Potansiyeli var ancak bu hâliyle düzenlenmesi şart
Yani anlayacağınız bir dengesizlik var, o kesin. Ya önerilen zorlukta arkadaşlarınızla oynamak için açacaksınız ya da oyunun en kolay zorluğunda keyfinize bakacaksınız. Yoksa korsan temalı diye heveslenen çoğu oyuncuyu başta kaybederler, potansiyeline yazık. Düşman çeşitliliği oldukça az. Keşfedilen alanlar harici adaların kendine has farklılıkları olsa daha cazip olurdu diye düşünüyorum. Yani zorluk koymuşsunuz iyi, hoş ama oyuncuyu oyunda tutmak için bundan fazlası lazım. Büyük gemi sahibi olup sularda dolaşana kadar herhangi bir hayatta kalma oyunundan öteye geçmeli.

Yanlış anlaşılmasın, sizin için hem tek başıma oynadım hem de iki kişilik bir tecrübeye giriştim. İki kişilik oynanışta zorluğu kolay yaptığınız ve görev ilerlemesini ortak tuttuğunuz takdirde yine bir nebze daha dengeli olduğunu söyleyebilirim. Dövüş mekaniklerinin kilit noktası olan savuşturma özelliği, düşmanda olduğu gibi sizde de savunmanız düşene kadar işe yarıyor. Bazı düşmanlar tek vuruşta savunmanızı yok edebilirken bazıları için birkaç vuruş gerekiyor. Bunun üzerine strateji yaparsanız devamlı ölmeden savaşmanız mümkün. Yine de size hasarı önlemek harici ödüllendirici bir dönüş sağlamıyor.
Düşmanlar, saldırılarını savuşturmamızın ardından sersemleyebilirlerdi. Böylece daha çok hasar vurur ve dövüş sürecini keyifli hâle getirebilirdi. Tabii, bu yalnızca birebir dövüşler için geçerli. Ne yazık ki birden fazla düşmanla mücadele ettiğiniz müddetçe işler hiç de hayal ettiğiniz gibi ilerlemiyor. Bir oradan, bir buradan gelen saldırıya karşılık vermeniz çok zor. Herhangi bir eylem için karakteriniz harekete geçtiği andan itibaren o eylem iptal edilemiyor. Yani saldırdınız ama vazgeçip savunma mı yapmak istiyorsunuz? Heh, işte, o olmuyor. Çok kişiye karşı savaştığınız durumlarda çoğunlukla durum iyice keyifsizleşiyor.

Çoğu saldırı aleti korsanlarla alakasız teçhizatlardan oluşuyor. Hâl böyle olunca bunu biraz daha ilerletip kalkan gibi ek savunma özellikleri eklenebilirdi. Bana kalırsa temadan çok uzaklaşmadan korsan kurnazlığını öne çıkartarak da gayet güzel saldırı ya da savunma eşyaları yapılabilir. Adada yapılabilecek onlarca şey olmalı! Sersemletici bomba, sapan ve daha birçok şey yapılabilir. Aynı şekilde silahların daha güçlü hâle gelmesi gerektiğini düşünüyorum.
Oyun henüz erken erişimde, alacağı daha uzun bir yol var. Geliştiricilerin dediğine göre 1.5 ile 2.5 yıl kadar bir süreç olduğu öngörülüyor. Elbette daha birçok değişiklik olacaktır ve oyun gelişim gösterecektir. Savaş mekaniklerinin dinamik, eğlenceli ve dengesizlikten uzak bir düzenlemeye ihtiyacı olduğu aşikâr. Hayatta kalma unsurlarında yapılacak birtakım değişiklikler ve zenginleşen katalogla birlikte başarılı bir korsan temalı oyun örneği olabilir. Ancak bu hâliyle arkadaşlarınızla oynarsanız bir nebze eğleneceğiniz bir oyun olduğunu düşünüyorum.
Benim düşüncelerim bu şekildeydi. Siz ne düşünüyorsunuz? Sizin de düşüncelerinizi duymak isterim. Bu oyunu takipte olacağım. Anlaşılan bizi yıllar sürecek bir gelişim bekliyor. Öyleyse bekleyelim, birlikte görelim. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Bir sonraki oyuna kadar görüşmek üzere! Sağlıcakla kalın.

