| Atarita sizin için inceledi! Editörlerimiz her oyun incelemesine saatlerce emek harcıyor ve bilmeniz gereken tüm detayları objektif şekilde ele alıyor. Nasıl yaptığımızı merak ediyorsanız inceleme politikamıza göz atabilirsiniz. |
Forza Horizon 6 PC inceleme kopyası, Playground Games tarafından Atarita’ya gönderilmiştir.
Son 10 yılda yarış oyunları krallığının tacı birkaç kez el değiştirdi. Bu değişim, sadece marka/seri isimlerini değil; bu türe olan bakış açısını da dramatik şekilde değiştirdi. Klişelere girip “eski yarış oyunları ne güzeldi be!” diye tekrar tekrar anlatılan hikâyeleri anlatmayacağım. Yalnızca eskiden oyuncunun bir motivasyon ile oyun boyunca sürüklendiği, görsel açıdan fark yaratan oyunlardan; günümüzün “daha iyi grafik, daha çok lisans” döngüsüne geldiğimizi vurgulamak istiyorum. Çünkü Forza Horizon 6 da bir bakıma bu tür oyunlardan biri. Yani, yarış oyunları kategorisinin geldiği son noktadayız.
İncelemeye başlamadan önce böyle bir tirada girişmiş olmamın sebebi de siz okurların zihninde bazı şeylerin çizgisini çekmekti. Yani Forza Horizon 6 incelemesinde yarış oyunlarının evrimini veya “eski yarış oyunları gibi mi?” konularını tartışmak yerine, oyunun ürün olarak sunduklarını ve selefinden bu yana ilerlediği yolu eleştireceğiz. Dilerseniz gelin, lafı daha fazla uzatmadan oyunun detaylarına geçelim.

Forza Horizon 6 incelemesi: Japonya’dayız ama herhangi bir yerde de olabilirdik
Bildiğiniz üzere Forza Horizon 6, Dünya’da yarış oyunları denildiğinde “keşke şurada geçseydi” diyeceğimiz Japonya’da geçiyor. Büyük, çeşitli biyomlara sahip harika bir haritanın ortasında ise inci tanesi gibi Tokyo bizleri karşılıyor. Karlı dağlardan tutun da sık ormanlıklara, adanın iştah açan virajlarından geniş ovalara kadar birçok farklı biyom bu haritanın etrafını süslüyor. Merkezde ise Playground Games’in tabiriyle şimdiye kadar yaptıkları en büyük şehir -aynı zamanda Forza Horizon 5’in şehrinin 5 katı büyüklüğünde olan- Tokyo yatıyor. Fakat bu oyun, sahip olduğu anlayış ile gezegenin herhangi bir yerinde geçebilirdi ve bu bizim için çok da farketmeyebilirdi.
Sürekli bir şeylerden mızmızlanan o kişi olmak istemiyorum, fakat Playground Games; teknik taraftaki uzmanlığını yaratıcılıkla harmanlama konusunda kısa adımlar atıyor. Japonya haritası denildiğinde hiçbirimizin aklına “Tarlaların arasındaki toprak yolda ne ralli yaparım şimdi!” düşüncesi gelmiyor. Dar sokaklarda Togue yarışlarında kapışmak, şehrin altını üstüne getirerek drift atmak ve heyecanlı sokak yarışlarında alnımızın teriyle kazanmak daha öncelikli beklentiler arasına giriyor. Forza Horizon 6 bu beklentileri arzu ettiğiniz gibi karşılayamayabilir. Zira, benim arzu ettiğim gibi karşılayamadı.

Tokyo gerçekten büyük bir şehir, fakat şehrin büyük kısmını geniş otoyollar oluşturuyor. Dar sokakları olsa da bunlar genelde kısa menzilli, yine büyük ve geniş yollara bağlanan küçük aralıklar oluyorlar. Yani burada o arzuladığımız “Tokyo’da beceri isteyen bir takım sürüşler” yaşanamıyor. Dediğim gibi, bu anlayış ile Forza Horizon 6 gezegenin herhangi bir yerinde geçebilirdi ve çok da farklı hissettirmezdi. Geliştirici ekip şehri tasarlarken sürüş deneyiminden ziyade, farklı bölgelerinin farklı manzara ve temalara sahip olmasına özen göstermiş. Bu ilk etapta göze hoş gelse de marjinal faydası çok geçmeden düşüyor ve görkemini kısa süre içinde yitiriyor. Esas olanın oradaki deneyim olduğunu düşünüyorum, fakat buna da Forza Horizon’ın oyun anlayışı müsaade etmiyor.
DİKKAT: Eser miktarda drift içerir
Evet, evet biliyorum. Ne çok mızmızlandım… Fakat benim incelemelerimi daha önce okuduysanız, mızmızlanmaları en başta yapıp daha sonra oyunun övgüyü hak eden yerlerine hakkımı verdiğimi bilirsiniz. Bu nedenle biraz sabırlı olup, oyunda karşılaşacağınız muhtemel tuzluları görmenizi istiyorum. Forza Horizon 6’dan yana en büyük beklentim, çeşitliliği yüksek drift etkinliklerinden hangisini yapacağım konusunda kararsız kalmamdı. Çünkü bu oyunda, 5’te ziyadesiyle “arcade” hale gelen sürüş mekanikleri elden geçirilmiş ve drift de iyileştirilmiş olacaktı. Nitekim olmuş. Fakat geliştiriciler, bu mekanikten sonuna kadar yararlanma konusunda bir çıkış yolu bulamamış gibi görünüyorlar.

Forza Horizon 6’da, tıpkı 4 ve 5’te de olduğu gibi “Drift Club” adında bir drift etkinliği var. Bu etkinlik içerisinde de toplam 6 tane drift yarışı var. Bu kadar. Bunun dışında jenerik drift bölgeleri ve çevrim içi drift etkinlikleri de bulunuyor. Forza Horizon serisinin imzası olan “Ağırlık off-road yarışlarda” mantığının Japonya’ya gelindiğinde biraz seyrelmesini beklerdim açıkçası. Seyrelmemiş yahut drift konusunda ileri adım atılmamış. Bu durum sezonlar geldikçe değişebilir fakat oyunun lansman sürümünü incelediğimi hatırlatır ve bu incelemedeki eleştirilerin bu sürüm üzerinden yapıldığını da belirtmek isterim.
Öte yandan JDM tanımının geçtiği yerde vuku bulan Togue yarışları da oyunun bir parçası. Zorlu pistlerde -özellikle de bolca viraj bulunduran yollarda- bire bir kapışmaların sahne aldığı bu yarışları da çok severim. Çünkü bu yarışlar düello gibidir; bir virajı kaçırdığında avantaj el değiştirir ve drift yeteneklerini kullanarak bu virajlarda hız kaybetmeden ilerleyebilirsin. Forza Horizon 6’da Togue yarışlarının düello benzeri heyecanını bir türlü bulamadım. Togue benim için hız ve estetiğin uyumunu temsil ederken, bot rakibimin hiçbir virajda el frenine dahi dokunmaması da buna neden olmuş olabilir. Virajları tamamen kusursuz şekilde yavaşlayarak alan bir rakibe karşı ne kadar iyi drift atarsanız atın ödüllendirilemezsiniz. Bunu çok iyi şekilde hissettim.

Yarışlar konusunda samimiyetle beğendiğim tek şey oyunun ana akışı olan festival yarışlarıydı. Burada bir meka kovaladım, gösteri uçaklarının arasında yüksek yerlerden zıpladım ve bunun gibi birçok yaratıcı yarış atmosferinin içine aldım. Festival playlist’i gerçekten harikaydı. Bu yaratıcılık drift yarışlarına da sıçrayıp sayısını artırsaymış, muhtemelen yeni favori drift oyunum belli olacakmış. Öyle söyleyeyim…
Sürüş çok çıtır ve fiziklerdeki “gerçekçi/adil” dengesi sağlanmış
Şikâyet üstüne şikâyet etsem de Forza Horizon 6’da takdir edilmesi gereken çok şey var. Bunlardan ilki de sürüş mekanikleri. Simülasyon keyfine bu kadar yaklaşıp arcade oynanışı geride bırakmaması gerçekten harika. Araçların süspansiyonlarının sürüşe etkisi bundan hafif biçimde etkilense de adil olmak adına dengenini harika sağlandığını söylemeliyim. FH6’da araba sürmek bir simülasyondaymış gibi tepkisel hissettirirken, aynı zamanda arcade yarış oyunlarında görmek isteyebileceğimiz kadar kolay. Öğrenmesi basit, ustalaşması zor bir sürüş sistemi yeni oyunda sizi karşılayacak. Her türden aracın sürüşünü son derece beğendiğimi söyleyebilirim.

Sürüş demişken drift mekaniklerine de parantez açmak gerekiyor. Forza Horizon 6’da drift atmak gerçekten keyifli. Hatta aynı sürümü oynadığımız arkadaşlar arasından beni gören olduysa, haritada bir noktadan diğerine giderken dahi pembe Toyota Supra arabam ile deli gibi drift attığımı fark etmiştir. Çünkü çok eğlenceli. Her ne kadar yarışlarla süslenip cesaretlendirilmiş olmasa dahi oyunun drift mekaniklerini öğrenmesi ve kullanması gayet eğlenceli.
Yolun dışında kaldığımız ve dağ, bayır demeden hunharca sürdüğümüz off-road yarışları da Forza Horizon 6’nın en güçlü yanı. Japonya gibi bir harita olunca pirinç tarlalarını ve su birikintilerini de özenle kullanmışlar. Dört çekerli büyük araçlarla yarışmanın keyfini özellikle aquaplaning etkilerini sağlayan bu tür sulak alanlarla katlayan oyun, aynı zamanda sinematik şekilde yüksekten atlayışlarıyla serinin imzası haline gelen kareleri sergilemeye devam ediyor. Eğer daha önceki Forza Horizon oyunlarında off-road yarışlarından keyif aldıysanız, muhtemelen Japonya’daki versiyonlarını da çok seveceksiniz. Ben oynarken son derece eğlendiğimi ve oyun her ne kadar “rekabet değil, macera” dese de yarışlarda rekabet hissettiğimi söyleyebilirim.

Araba sesleri bu sene hiç olmadığı kadar iyi
Yarış oyunlarının bir diğer alameti de ses tasarımı olur. Forza Horizon 6 bu konuda muhteşem bir iş çıkarıyor. Arabaların sesleri, gerçekten de çıkış öncesi videolarda gösterildiği gibi seleflerine fark atacak kadar güzel. Farklı motorlarda alınan sesli geri bildirimler, yapılan geliştirmelerin aracın sesinde yarattığı değişimin direkt fark edilebilmesi derken gerçekten işitsel olarak çok tatmin oldum. Forza Horizon serisinden bağımsız olarak, daha önce bir oyunda bu kadar iyi -gerçekçi veya simülasyonvari şekilde bahsetmiyorum, direkt iyi- araba sesleri duyduğumu hatırlamıyorum. Ha keza lastiklerin sürtünmesi, farklı zeminlerde çıkardıkları sesler ve aerodinamik sesleri de son derece iyi işlenmiş. Farklı kamera açılarında fark daha da net anlaşılıyor. Burada ses tasarımcılarını alkışlamak ve tebrik etmek gerekiyor.
Beş temel tattan biri olan Umami oyunda yerini bulmuş
Japonya haritasında Asya mutfağına mahsus bir lezzet de dikkatimi çekti. Haritayı dolaşırken yumuşak geçişlerle sürekli farklı biyomların içine girdiğimi ve bundan haz duyduğumu hissettim. Haritadaki Tokyo dışındaki yerleşkeler dahi farklı temalarda tasarlanmış ve gerçekten güzel görünüyor. İlerlerken bir anda tarihi Japon mimarisinin öne çıktığı küçük bir kasabadan geçebiliyor, sonra da bir balıkçı kasabasına girip rızkını denizden çıkaranların soluduğu atmosferi soluyabiliyoruz. Kırsal alanlarda da bazen pirinç tarlalarının arasına dalıp arabayı ıslatabiliyor, bazen de ekrandan soğuk havanın geldiğini hissedebildiğim kayak pistlerinden aşağı dört çekerimizi yuvarlayabiliyoruz.

FH6’nın haritası gerçekten ilmek ilmek işlenmiş, harika manzaralara sahip ve bir o kadar da çeşitli bir harita. Burada da gerçekten geliştirici ekibi tebrik etmek gerekiyor. Yılların getirdiği ustalıkla birlikte konu aldıkları bölgenin kültürünü de özenle yansıtmışlar. Çevrim içi yarışlara bulaşmadığınız denklemde hiçbir şey yapmayıp -50 saatin ardından pek bir şey de kalmıyor- haritada gezseniz dahi estetik olarak tatmin olabilirsiniz. Zira ben oldum. Haritada gezerken acı, tatlı, tuzlu veya ekşi değil de lezzete lezzet katan Umami’yi hissettim diyebilirim. Her ne kadar beklentilerimin dışında kalan bir Japonya olsa da bir oyun haritası olarak takdir görmeyi hak ediyor.
Tik, tak, teknik: Harika manzaralar ve harika performans
Forza Horizon 6’nın grafikleri -ışın izleme teknolojilerine yaslanmadığınız durumlarda dahi- son derece iyi görünüyor. Doğrudan olmayan ışıklandırmalar -yani ışığın bir yüzeyden yansıyarak o yüzeyin rengiyle beraber yayılması- ve yansımalarla beraber oyunu gerçekten ayırmak bazı ışıklandırmalarda mümkün dahi olmayabilir. Tabii bu her an için geçerli değil, zira oyundaki dinamik hava durumu ve gün döngüsü nedeniyle değişen aydınlatmada bazı anlar “daha az favori” hale gelebiliyor.

Çoğunluğu Japonya’nın kırsal bölgelerinde geçen Forza Horizon 6, Playground Games’in yeşillik ve arazi yaratma konusundaki ustalığını da gözler önüne seriyor. Etraftaki ağaçlar, çimenler ve diğer bütün yeşillik fotogerçekçi kalitede görünüyor ve performans olarak da şaşırtıcı şekilde iyi çalışıyor. Eğer oyunun optimizasyonundan yana endişeleriniz varsa, bir HDD’ye yüklemediğiniz takdirde oyunun son derece sağlıklı çalışacağını söyleyebilirim. Tabii ki oynamaya başlamadan önce Forza Horizon 6 sistem gereksinimlerini incelemenizi şiddetle tavsiye ediyorum.
Ben oyunu Ryzen 5 5600X işlemcili, 32 GB RAM’e sahip ve RX 9060XT ekran kartının bulunduğu kendi bilgisayarımdan oynadım. Hem RAM hem de VRAM alanındaki rahatlık sayesinde ayarları ultra seçeneğine çekip, ışın izlemeye gerek duymadan harika bir görüntü kalitesi elde etmeyi başardım. Aynı zamanda kare hızını 72’ye sabitleyerek tekleme olmadan oynayabildim. Hatta burada, 1080p’de dahi oyunun ne kadar net göründüğünü takdir ettim. Zira geçen aylarda Crimson Desert’ı 1080p’de oynamaya çalışırken görüntünün çamur haline geldiğini yazmıştım. Bazı okurlarımız bunun ekran çözünürlüğüm ile ilgili olduğunu söylese de Forza Horizon 6 bana oyunların 1080p çözünürlükte de oldukça net görünebileceğini tekrar kanıtladı. Tabii ki burada aslan payı Playground Games’in mühendislerine ve çevre tasarımcılarına gidiyor.

Uzun lafın kısası
Velhasıl kelam Forza Horizon 6, çok iyi bir oyun olmakla beraber benim için bahsettiğim noktalarda hayal kırıklığı da yarattı. Elbette bu oyunun kalitesinin yüksek seviyelerde olmadığını veya eğlenceli olmadığını göstermiyor. Aksine FH6 geliştirilmiş sürüş mekanikleri ve haritasıyla, gerçekten çok eğlenceli bir oyun. Sadece formüle fazla sadık kalmışlar diyebilirim. Ben yeni oyunlardan her zaman daha fazlasını görmek isteyen biri olarak üzülmüş olsam da oyunu büyük ölçüde beğendim. Eğer Forza Horizon formülünü seviyorsanız muhtemelen siz de benim kadar beğenirsiniz.
İncelemede sizlerle paylaşabileceklerim şimdilik bu kadardı. Elbette hala merak ettiklerinizi yorumlarda sorabilirsiniz. Elimden geldiğince yanıtlamaya gayret edeceğim. Şimdilik benden bu kadar, sevgi ve oyun ile kalın.

