Call of Duty: Modern Warfare 4 İnceleme

Atarita'da reklam ve sponsorlu içerikler açıkça belirtilmiştir. Bunun dışındaki hiçbir içerik ticari bir ortaklık sonucunda hazırlanmamıştır. Bkz: Editöryal Standartlar

Paylaş

Call of Duty: Modern Warfare 4’ün PC inceleme kopyası, Activision tarafından Atarita’ya gönderilmiştir.

Her sene olduğu gibi bu sene de klasik Call of Duty dönemimize giriş yaptık. Son yıllarda düşüşte olan seri, Modern Warfare 4 ile yeniden oyuncuları kendine bağlamayı hedeflemiş. Peki bunu başarmış mı? Bu sorunun cevabını incelememizin ilerleyen kısımlarında detaylı bir şekilde cevaplandıracağım. Gelin, seri ile 15 yıldır içli dışlı olan birinin gözünden Modern Warfare 4’e detaylarıyla dalalım. 

Kore’den haber var! 

Tarih ve savaş konularına ilgisi olan çoğu kişi, Kuzey Kore ve Güney Kore arasındaki gerilimi biliyor diye düşünüyorum. Bu yarımada, 1948 yılında ikiye bölündü, Kuzey ve Güney olarak iki farklı devlet oldu. O günden bu yana da ikili arasındaki gerilim hiç dinmedi ve artmaya devam etti. Call of Duty’de bu gerilimi kendi lehine çevirerek oyunlarının ana konusu haline getirmiş. Üstelik bunu sert, vurucu ve sansürsüz bir şekilde vermeye çalışmış. Sansürsüz derken bir “No Russian” bölümü beklemek de doğru olmaz. Sadece bu göreve benzer ama nispeten daha yumuşak bir sekans bulunuyor. 

Call of Duty Modern Warfare 4 ile Kore dramasına dalıyoruz.

Hikâyemizin başlangıcı, Güney Kore’de yer alan ufak bir birliğin samimi anlarıyla başlıyor. Ortada herhangi bir tehlike bulunmuyor ve markette alışveriş yapıyoruz. Tabii, bir Call of Duty oyunundayız. Bu nedenle çok beklemeden olaylar patlak veriyor ve Kuzey Kore tarafından Güney Kore topraklarına bir kuşatma başlıyor. Biz de bu kuşatmayı birebir başladığı an itibarıyla gözlemliyoruz. Bunun yanında, Task Force 141’în hikâyesi de eş zamanlı olarak devam ediyor. Oyun, ikinci bölümde bizi işgalden birkaç gün önceye götürüyor ve Price ile yeniden buluşturuyor. Burada da Task Force 141’in hikâyesi başlıyor. 

Modern Warfare 4, iki farklı hikâye örgüsünü birlikte işliyor. Bir tarafta Kore draması, diğer tarafta Task Force 141’den geriye kalanlar. Bu iki işleyişi de birbirlerine çok salça etmeden iyi bir şekilde yapmayı başarıyor. Peki hikâyenin yazım kalitesi nasıl? Bu sorunun cevabı için oyunu ikiye, hatta 4’e bölmem gerekiyor. Modern Warfare 4, ilk çeyreğe oldukça iyi bir başlangıç yapıyor. Son yıllarda oynadığım en iyi Call of Duty girişlerinden birine sahip diyebilirim. İkinci çeyreğe geçtiğimizde ise oyun tempoyu korumayı başarıyor fakat ilk çeyreğe kıyasla biraz daha sakin ilerliyor. 

Oyunun bence kırılmaya başladığı kısmı ise üçüncü çeyrekte başlıyor. Oyun, bu noktadan sonra yazım kalitesinde bir hayli düşüyor. Oynanış tarafında da bölümler ilk iki çeyreğe kıyasla daha monoton ilerliyor. Son çeyrek ise benim en beğenmediğim kısım oldu. Hem bölüm tasarımları olarak hem de hikâye yazımı olarak oyunu aşağı çekiyor. Özellikle hikâyeye zorlama eklenmeye çalışan kısımlar ve detaylar biraz zorlama geldi. Oynarken “Buna gerek var mıydı ki?” Gibi bir tepki verdim. Öyle ki bu “Plot Twist” olarak sayabileceğimiz kısmı oyundan çıkartsak hiçbir şey değişmez.  

Aynı şekilde oyunun senaryosu da beklentimin altında bir finalle kapandı. Modern Warfare serisinin kâğıt üzerinde son oyunu olduğu iddia edildiği için beklentim daha da yüksekti.  Epik bir final olmasını bekliyordum. Ne yazık ki final beni tatmin etmedi. Özellikle Task Force 141 kısmında birçok soru işareti ve mantık problemi kaldı. Neden böyle oldu, nasıl bir anda buraya geldik ve neden bu şekilde bir işleniş tercih edildi gibi sorular sordum. 

Kuzey ve Güney Kore arasındaki gerilim ise başlangıçta güzel işleniyordu fakat bu ikili arasındaki çatışma da oyunun ikinci yarısında düşüşe geçiyor. Task Force 141’e nazaran daha tatmin edici bir şekilde sonlansa da yine de bazı bölümler çıkartılmış hissettirdi. Bunun en büyük sebeplerinden birisi daha önceki Call of Duty oyunlarında da olan “Tehlikeli bir baş düşman yaratalım ama oyuncular bunu 1-2 dakika görse yeter.” Mantığına sahip olması. Bu durum, Black Ops 2 hariç çoğu Call of Duty oyununda var ve kötü karakterin vuruculuğunu ve etkisini bir hayli azaltıyor. Sanki büyük bir düşmana karşı değil de arada bir ortaya çıkıp “Ben çok tehlikeliyim, benden kaçın” diyen samimiyetsiz bir karakterle karşı karşıyaymışız gibi hissediyorsunuz. 

Tüm bu değerlendirmeleri toplayacak olursam, Modern Warfare 4 güzel bir başlangıç yapıyor, başladığı kadar güzel bir şekilde sonlanmıyor diyebilirim. Hikâyede yapmak istedikleri şeyleri beğendim. Her ne kadar bazı tercihler hoşuma gitmese de senaryo moduna karşı genel olarak olumluyum. Günümüz dünyasının cesur konularından birini seçmeleri de hoşuma gitti. Daha önce oyun dünyasında detaylı şekilde işlenmemiş olan Kore gerilimini tercih etmesini takdir ediyor ve önümüzdeki oyunlarda da cesur konuları konu almalarını umuyorum. Yenilenmiş Modern Warfare’den bu yana en çok beğendiğim senaryo modu bu yapım oldu. Gelin şimdi de biraz işin hamuruna inelim ve oynanışa değinelim. 

Modern Warfare 4 ile rakipsiz aksiyon 

Modern Warfare 4 ve tatminkar oynanış mekanikleri!

Başlıkta söylediğim “Rakipsiz aksiyon.” kavramı her ne kadar çok iddialı olsa da Call of Duty’nin sunduğu “Gunplay” mekaniklerini günümüzde verebilecek oyun yok diyebilirim. En büyük rakibi Battlefield bile bence Call of Duty’nin silah sisteminin gerisinde yer alıyor. Özellikle reboot ile yenilenen gunplay sistemi, bu oyunla birlikte az da olsa gelişme katetmiş.  Gerçekçi bir ateş etme deneyimi ile oyun oynamanın eğlencesini bu kadar iyi bir araya getiren çok az yapım bulunmakta. Call of Duty’de bu alanda benim için lider konumunda. 

Tabii, gunplay iyi ama bu oyunda farklı ne var? Aslında Call of Duty’den iyi bir silahlı aksiyon dışında bir şey beklemiyordum ama bu sene beni şaşırtmayı başardı. İnteraksiyona girmesi oldukça kolay ve bir o kadar tatminkar bir yakın dövüş sistemi eklenmiş. Bu tatminkarlığın bence en büyük sebebi bu mekaniği FPS deneyimi ile çok iyi şekilde birleştirmeleri olmuş. Normalde dövüş oyunlarını TPS kameradan oynamaya alışığız. Tabii, FPS deneyenler de oluyor fakat ya mide bulantısından oynanamaz hale geliyor ya da eğlenceli olmuyor. FPS olarak yakın dövüşü en iyi yapan oyunlardan olan Mirror’s Edge, Call of Duty’e güzel bir ilham vermiş diyebilirim. 

Yakın dövüş sistemi, Mirror’s Edge’de olduğu gibi basit ve hızlı tutulmaya çalışılmış. Tek tıkla savunma veya parry yapıyoruz, bir başka tıkla da saldırı yapıyoruz. Doğru anda savunma yaparsak da estetik bir savuşturma hareketiyle karşı saldırı yapabiliyoruz. Bu dövüş sistemini oluşturup öylece de bırakmamışlar. Bu sistemi kullandığınız bir bölüm ve birkaç boss savaşı bulunuyor. Bu boss savaşları sırasında, ekrana karşı sıfır bir karakteri gibi artist söylemlerde bulundum. Kısaca bu sistemi oldukça beğendim, keyifle oynadım ve sonraki oyunlarda derinleştirilerek kullanılmasını talep ediyorum! 

Modern Warfare 4, parkur sisteminde de önceki oyunlara göre gelişim sağlamış. Artık çok daha fazla yere tırmanabiliyor, eşiklerden eşiklere ya da borulara atlayabiliyoruz. Aynı şekilde kendimizi yatay şekilde ileri atabiliyor ve rakiplere kısa süreli şok yaşatabiliyoruz. Devrimsel yenilikler olduğunu söyleyemem ama oynanışı çeşitlendirmeyi başarmışlar. Anlaşılan bu oyun geliştirilirken şirkette bir yerde uzun bir süre Mirror’s Edge açık kalmış.  

Hikâye tamam, aksiyon güzel, peki bölümler? 

Geldik oyunun beğendiğim kısımlarından bir diğerine. Oyunda birbirinden çeşitli ve eğlenceli birçok görev bulunuyor. Bu görevlerin en iyi yaptığı şey ise Call of Duty’nin imzası olan sinematik aksiyon anları. Modern Warfare 3’de yer alan “Bölüm tasarımı” kavramının B’sinin yer almadığı açık dünya görevlerinden sonra bu yapım ilaç gibi geldi.  Özellikle oyunun başlangıç kısımlarındaki görevler bana yüksek oranda dopamin sağladı.  

Oynanış kısımlarında Mirror’s Edge’den ilham aldığını düşündüğüm bazı kısımlar olduğunu belirtmiştim. Bölüm tasarımlarında da birçok filmden ve eski Modern Warfare serilerinden göndermeler yer alıyor. Özellikle oyunun ikinci görevi tam anlamıyla herkesin istediği bir John Wick oyunu diyebilirim. Görev konumu olarak New York kullanmaları da ciddi bir referans gibi görünüyor. Hindistan’da geçen bölümde ise Extraction ve orijinal Modern Warfare 2’de yer alan favelalara güzel bir selam çakılmış.  

Call of Duty Modern Warfare 4 bizi Kuzey Kore'ye götürüyor!

Yüzdelik bir oran verecek olursak görevlerin %80’ini beğendiğimi söyleyebilirim. Bu yapımda da daha önceki oyunlarda karşımıza çıkan bir adet geniş açık dünyaya sahip görev bulunuyor. Her ne kadar çoğu kişinin canını sıkacak bir durum olsa da geliştirici ekip dersini almış olacak ki hızlı bir şekilde tüm görevleri tamamlayıp haritayı tamamlama seçeneği sunmuş. Bu seçeneği kullansanız da tempoyu böldüğünü söyleyebilirim. Ben inceleme odaklı bir oynanış sekansında olduğum için bu haritayı tamamen bitirdim. Değecek bir şey var mı diyecek olursanız da cevabım çok olumlu olmayacaktır. Yine de bu tarz bir görev yapısını sevenleri üzmeyecektir. Sadece bir adet koyulmuş olması da bu alanda büyük bir eksi yazmama engel oldu diyebilirim. 

Gelelim zurnanın frekansını yükselttiği yere 

Oyunun hikâye kısmından, bölümlerinden ve aksiyon yapısından bahsettik. Şimdi sıra geldi Multiplayer kısmına. Aslında burada devasa bir yenilik bulunmuyor. Sadece yeni oyun modları ve yeni haritalar bizi bekliyor diyebilirim. Gelişmiş gunplay, parkur mekanikleri ve hareket sistemleri bizi karşılıyor. Oyunun beta sürümünü 25 saat, kendisinin multiplayer kısmını ise yaklaşık 10 saat deneyimledim. Bu deneyimlerimi de şimdi sizlere aktaracağım.  

Oyundaki en dikkat çeken unsur benim için arayüz ve hub oldu. Son oyunlara nazaran bu oyunla birlikte çok daha sade, hızlı ve neyin nerde oluğunu çok net anlayabileceğiniz bir hub yer alıyor. Bir önceki oyunlarda yer alan “Shaders Loading” ve “Update Requires Restart” gibi uyarıları da neredeyse hiç görmedim diyebilirim. Bu durum benim için oldukça olumlu bir yenilik oldu. Buna ek olarak “Kill Block” adında yeni bir sistem de bu oyunda karşımıza çıkıyor. Peki nedir bu Kill Block?

Bu modun temel amacı, her turda oyundaki haritaları değiştirerek hem tekrarın engellenmesi hem de çeşitlilik yaratmak. Değişim derken tamamen farklı bir harita olarak karşımıza çıkmıyor. Oyunda yer alan birkaç haritadaki detaylar, yerleşimler, siperler ve diğer unsurların konumları değişiyor ve rastgele bir harita oluşuyor. Bu haritalar rastgele şekilde oluşmuyor. Sürekli değişen yapıdaki bu haritalar aslında tasarımcılar tarafından oluşturulmuş 500 harita kombinasyonundan oluşabiliyor. Bu özelliği şimdilik Gunfight modunda görebiliyoruz. Diğer modlar için ileride aktif olup olmayacağı ise şu anlık bilinmiyor.

Oyunda yeni birçok mod da bulunuyor. Bu modlarla birlikte tüm modları detaylarıyla birlikte şu şekilde listeledik:

Hijack (Yeni)Temel amacımız, “Data Spike” adı verilen bir nesneyi rakip bölgeye götürmek ve bunu yaparken aynı zamanda korumak. Rakibiniz de bu sırada Data Spike’ı etkisiz hale getirmeye çalışıyor. Search and Destroy modu ama daha taktikseli diyebiliriz.
DominationCall of Duty’nin temel modlarından olan ve belirli bölgeleri ele geçirip kontrolde tutmayı amaçlayan oyun modu. Serinin en çok oynanan klasik modlarından biri.
Team DeathmatchFPS oyunlarının en temel modlarından olan takım savaşını odağına alıyor. İki takım birbirini elimine ederek 100 puana ulaşmaya çalışıyor. İlk ulaşan ise oyunu kazanıyor.
Collateral (Yeni)Counter Strike ve Valorant’tan ilham alan bu mod ile 5’e 5 bir mücadelelere dalıyoruz. Bu modda, her tur bir ekonomimiz oluyor. Bu ekonomiyle silah ve ekipman alıyoruz.. Öldüğümüzde ise bir sonraki tura tüm ekipmanları kaybederek başlıyoruz.
Frontline (Yeni)Kendi üssümüzde spawn olduğumuz ve rakip takımı elimine etmemiz gereken bir oyun modu. 6’ya 6 olarak oynana bu modda skor limitine ulaşan ilk takım kazanıyor. Bu oyun modunun TDM’den farkı ise spawn olduğumuz yerin sürekli belirli ve sabit lokasyonlar olması.
Search and Destroyİki takımdan oluşan bu modda, bir takım belirlenen bölgeye bomba yerleştirmeyi amaçlıyor. Diğer takım ise o bölgeyi korumayı ve bombayı engellemeyi hedefliyor. Tur bazlı ilerleyen oyunda respawn olmak için yeni turu beklemeniz gerekiyor.
Infilation (Yeni)Bu modda “Ödül avcılığı” devreye giriyor. Core haritalarda oynanan bu modda, alt ettiğimiz rakiplerden düşen paraları topluyoruz. Para topladıkça üzerimizdeki değer artıyor ve daha büyük bir hedef haline geliyoruz. Oyunun kazananı ise süre bittiğinde en çok paraya sahip takım oluyor.
Ground War: Combat Outpost (Yeni)Serinin daha önce denediği Ground War konsepti devam ediyor. Battlefield oyunlarının temel mantığını düşünebilirsiniz. Ölçek olarak orta diyebileceğimiz haritalarda A,B ve C şeklinde bölgeler mevcut. Amacımız ise bu bölgeleri ele geçirerek puan kazanmak ve rakip askerlerine üstünlük kurmak.
Proving GroundsBu modda tek kişi olarak giriyorsunuz ve parkur yeteneklerinizi test ediyorsunuz. Oyunun yeniliklerinden olan parkur ve hareket sistemini deneyimlemeniz için özel bir alan diyebiliriz. Aynı şekilde oyunu öğrenmek için temel bilgileri de buradan uygulamalı olarak alabiliyorsunuz.
Gunfight 10v10 (Yeni)Serinin daha önceki oyunlarında “Gunfight” modunu gördük ve oynadık. Buradaki farklılık ise takım boyutlarının 10 kişiye çıkması. Kill Block modu ile birleşen bu modda temel amaç ise basit, rakip takımın tüm oyuncularını ortadan kaldırmak.

Modern Warfare 4 ile gelen yeni haritalar 

Modern Warfare 4 ile gelen yeni haritalar!

Modern Warfare 4 ile birçok yeni harita da bizlerle buluştu.  Oyunda temel olarak 12 harita yer alıyor. Siz bu incelemeyi okurken büyük ihtimalle 13. Harita olan Shipment’da çıkmış olacak. Gunfight için toplamda 4 adet özel harita bulunurken, Ground War için ise toplamda 3 özel harita bulunuyor. Harita listesi ise şu şekilde: 

CoalCore
CachetteCore
MumbaiCore
LotusCore
LithiumCore
NauticalCore
Reactor U92Core
RooftopsCore
MunitionCore
SentryCore
SilkwormCore
TransitCore
ShipmentCore (27 Ekim’de oyuna eklenecek.)
LibraryGunfight’a Özel
New YorkGunfight’a Özel
CafeGunfight’a Özel
SmugglerGunfight’a Özel
ForestGround War’a Özel
Wolves StadiumGround War’a Özel
Imjin FarmlandGround War’a Özel

Haritaları ise yarı yarıya beğendim diyebilirim. Call of Duty’nin kaotikliğini yansıtan haritaları seviyorum. Bu harita mantığında gerçekten eğlenceli bölümler var. Bunların başında benim için Mumbai ve Transit 213 geliyor. Bu iki haritayı fazlasıyla sevdim. Nispeten biraz daha geniş ve nefes alabileceğimiz haritalar arasında da favorim açık ara Sentry oldu. Özellikle kış aylarında bu haritanın keyfi bir başka olacaktır.  

Bunun dışında kalan haritalarda ise ikiye bölündüm. Reactor U92, Lotus ve Rooftops başlıca ısınamadığım haritalar oldu. Bunun haricindekiler ise beğenimi kazandı fakat birinci tercihim olmayacak derinlikte bir oynanış sunmakta. Modern Warfare’in olmazsa olmazı Shipment ise bu incelemeyi yaptığım süreçte oyunda yer almadı. Bu harita 27 Ekim’de oyuna ekleneceği için bu yazıya dahil edilmeyecek. Yine de az çok ne olduğunu biliyoruz ve çıktığı gibi direkt favorilerim arasına girecek gibi görünüyor. 

Gunfight her ne kadar tercih ettiğim bir mod olmasa da bu moddaki haritaları beğendim. Özellikle New York ve Cafe haritaları favorilerim arasında. Library ve Smugler ise nötr olduğum haritalar oldu. Ground War haritalarını ise beğenmedim. Bunun en büyük sebebi de bu haritaları oynarken istemsiz şekilde Battlefield ile kıyaslamam oldu. Geniş alanlara sahip harita tasarımında Call of Duty’nin biraz daha kendini geliştirmesi gerektiğini düşünüyorum.  

Oyunda yer alan yeni haritalar ve düşüncelerim bu şekilde. Genel olarak haritalara karşı olumluyum ama içimin ısınmadığı harita sayısı da serinin önceki oyunlarındakine göre daha fazlaydı. Yine de oyunda yer alan senaryo bölümlerinin bazılarındaki alanları değerlendirerek daha kreatif bölümler oluşturabilirlermiş. 

Modern Warfare 4 DMZ moduna giriş var, çıkış yok! 

Oyunun ilk tanıtım videosunda gördüğümüz DMZ modu da bu oyunla birlikte yeniden bizlerle. Bu sefer daha profesyonel ve tamamlanmış bir şekilde oyuncuların karşısına çıkıyor. Bu moddaki temel amacımız ise son yıllarda oldukça popülerleşen “Extraction Shooter” mantığında. Haritaya atlıyoruz, görevleri tamamlayıp değerli eşyaları envanterimize ekliyoruz ve hayatta kalarak haritadan çıkmaya çalışıyoruz. Peki bu mod keyifli olmuş mu? Bu sorunun cevabı için ne beklediğiniz çok önemli diyebilirim. 

Modern Warfare 4 ve DMZ modu!

Eğer Escape From Tarkov, Arc Raiders ve Hunt Showdown gibi zorlayıcı ve detaylı bir Extraction Shooter arıyorsanız Modern Warfare 4 ile sunulan DMZ sizi tatmin etmeyecektir. Eğer bu oyun türüne karşı bir ilginiz varsa ve yukarıda saydığım oyunlar size çok karışık geliyorsa, Modern Warfare ile türe iyi bir giriş yapabilirsiniz. Çok derinlikli olmayan, herkesin kolayca öğrenip girebileceği bir yapıya sahip. Bu unsurları Call of Duty’nin gunplayi ile birleştirmesi de sizin için ciddi bir tercih unsuru oluşturabilir. 

DMZ haritası, bizi hepimizin hem merak duyduğu hem de tekinsiz hissettiği Kuzey Kore’ye götürüyor. Hajin adlı bu haritada Kuzey Kore askerleri ve diğer online oyuncular yer alıyor. Harita, Kuzey Kore’nin o boğucu atmosferini vermeyi ve kendinizi sürekli tetikte hissetmenizi sağlıyor. Bu alanda başarılı bir harita tasarımı olduğunu söyleyebilirim. DMZ modu için de genel olarak olumluyum.  

Biraz da grafiklerimize bakın!

Tüm ayarlar en yüksekte, Ray Tracing ve DLSS kapalı şekilde kaydedilmiştir.

Call of Duty serisinin grafikleri, çıktığı günden bu yana döneminin dikkat çeken yapımlarından oluyordu. Bu oyun da bu durumun gerisinde kalmamış. Oyunun açılış bölümünde bizlere “Bak biz gerçekçi bir grafik oluşturduk.” Diyebilmek adına kısa bir sekans hazırlamışlar. Markette başladığımız bu bölümde özellikle ışıklandırma ve animasyon detayları ciddi oranda göze çarpıyor. Oyunun sinematik aksiyon kısımları ve çizgisel bölüm tasarımları da grafik şovu yapıyor diyebilirim. Çizgisel bölümleri dedim çünkü yukarıda bahsettiğim açık dünya görevine girdiğimizde grafik kalitesi biraz düşüyor. Bu bölümü devreden çıkardığım senaryoda grafiklerin oldukça iyi bir seviyede olduğunu söyleyebilirim. 

Teknik kısımlar 

Teknik olarak oyunda ciddi problemler yaşamadım fakat bazı anlarda FPS dropları ve çökmeler yaşadım. Buna ek olarak birkaç kez de multiplayer karşılaşmanın hemen ardından beni oyunu yeniden başlatmaya zorladı. Genel olarak ise sorunlu bir deneyim yaşamadım. Hub’ın yenilenmesi ve sadeleştirilmesi bence bunun en büyük nedenlerinden birisi. Umarım bu yolda devam ederler ve her Call of Duty oyununu tek bir yerde toplamak gibi bir hataya düşmezler. 

Son sözler ve veda 

Bu sene Call of Duty’den umudum vardı ve bu umudumu Modern Warfare 4 ile bir noktada iyi bir şekilde karşıladılar. Oyunun senaryo modu, son yıllarda oynadığım en iyi Call of Duty senaryolarından birisi. Bölüm tasarımları için de birebir aynısını düşünüyorum. Hikâyede yapılan bazı seçimler hoşuma gitmese de genel olarak olumlu ayrıldım. Multiplayer kısmında ise devasa yenilikler bizi karşılamıyor. Yeni haritalar, parkur çeşitliliği ve hareket sistemi güncellemeleri ile sevdiğimiz ve alışık olduğumuz bir oyun karşımıza çıkıyor. Eğer bu oyunu sadece senaryo modu için oynamak istiyorsanız, güncel fiyatı hak etmediğini söyleyebilirim. Multiplayer tarafında uzun vakitler geçirecekseniz bu fiyattan satın almayı değerlendirmenizi öneriyorum.

Sezerhan Yıldırım
Sezerhan Yıldırım
Bilgisayar programcısı, oyunlar ve sinema ile ilgilenen standart bir insan.

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Daha Fazla Atarita

Oyun Gündemi:

Call of Duty: Modern Warfare 4'ün PC inceleme kopyası, Activision tarafından Atarita'ya gönderilmiştir. Her sene olduğu gibi bu sene de klasik Call of Duty dönemimize giriş yaptık. Son yıllarda düşüşte olan seri, Modern Warfare 4 ile yeniden oyuncuları kendine bağlamayı hedeflemiş. Peki bunu başarmış mı?...Call of Duty: Modern Warfare 4 İnceleme