The Witcher 3: Wild Hunt – Remastered erken erişim kopyası, CD Projekt RED tarafından Atarita’ya gönderilmiştir.
The Witcher 3: Wild Hunt, benim bu dünyada en sevdiğim oyunlardan biri. Yani çok rahat ilk 3’e giriyor. Yıllardır birçok kez bitirdim, farklı modlar kurup oynadım, teoriler yazdım çizdim, araştırmalar yaptım, bir sürü şey yaptım. Kendimce bir Witcher koleksiyonum, vücuduma işlediğim bir dövmem bile var. Witcher sevgimi ancak bu şekilde anlatabilirim sizlere. Bu sebeple Remastered duyurusunun bende yarattığı heyecanı artık daha net olarak anlamışsınızdır diye düşünüyorum. Peki orijinalden ne farkı var bu Remastered’ın? Neler değişmiş yani? Gelin birlikte bakalım;
Oyun artık daha hoş görünüyor
Öncelikle buradaki en güncel detay görsel kalite. Bildiğiniz üzere Witcher 3, 2015 yılında çıktı. 2022 yılında ise Next Gen sürümüne yükseltildi. Geçtiğimiz saatlerde oynamaya açılan Remastered sürüm ise daha gelişmiş görsellere sahip. Özellikle karakter detayları, modellemeler, kaplama kalitesi ve yansımalarda ciddi bir gelişim söz konusu. Aslında bu sürümü tamamen yeni bir Witcher oyunu gibi değerlendirmemek lazım. Yani ben sosyal medyada böyle düşünenleri gördüm fakat bu biraz yanlış. Temelde aynı oyun, sadece birkaç değişim var diyelim.

İlk çıkışının üzerinden 11 yıla aşkın bir süre geçti ve artık görsel kalite maalesef güncel oyunlarla yarışamaz duruma evrilmişti. Bence her haliyle güzel ancak, kaplama kalitesi konusunda yaşlandığını gördüğümüz bir oyun olmaya başlamıştı. Remastered sürümde en dikkat çekici noktalardan biri karakter modellemelerindeki gelişimler. Karakterlerin yüz yapıları daha keskinleşmiş bir halde karşımıza çıkıyor. Özellikle ana karakterlerde; Geralt, Ciri, Triss veya Yennefer gibi karakterlerde bu daha belirgin bir halde. Bunun yanı sıra bitki örtüsündeki kaplamalar ve ışık yansımaları da elden geçmiş durumda. Eğer Ray Tracing desteği kullanabiliyorsanız oyun daha iyi de görünüyor bu arada.
Tabii burada gözüme çarpan bir nokta var benim. O da oyunun biraz daha gri bir tona dönüşmüş olması. Yani eskiden renkler daha patlak ve ton doygunluğu daha yüksekti. Lakin Remastered ile birlikte sanki hafiften gri bir sis bulutu çökmüş ekranın üstüne. Aşağıdaki görselde bunu daha iyi anlayabilirsiniz muhtemelen. Mesela bu Kaer Morhen inanılmaz gri geldi gözüme benim. Tabii bu durum Toussaint için geçerli değil mesela. Biraz farklılıklar söz konusu elbette.

Bir diğer önemli değişim oynanış tarafında
Tabii 2015 yılından gelen bir oyun için aksiyon tarafının baya bir yaşlandığını söylemek yanlış olmaz. Özellikle günümüzde oynandığında bu biraz daha fazla göze çarpmaya başlıyordu zaten. Remastered sürümde bu durum biraz daha güncele kaymış diyebiliriz. En azından Geralt’ın daha çevik ve hızlı hissettirmesi gibi durumlar söz konusu. Temel sistemler aynı, yani combat tarafı hala biraz yorgun hissettiriyor. Ama en azından daha oynanabilir bir duruma evrilmiş diyebilirim sizlere. Geralt’a yeni bitirici animasyonlar da eklendi. Artık daha havalı bir şekilde “finisher” animasyonları uygulayabiliyoruz.
Düşman dinamikleri de gelişen bir diğer unsur. Tüm düşmanların artık savaş anındaki duruma göre dinamik bir tepki reaksiyonu var. Karşı saldırılar, bloklamalar, kaçış davranışları ve daha birçok yeni özellik eklenmiş durumda. Ayrıca kamera açıları da artık otomatik olarak focus özelliğinden yararlanıyor. Yani kalabalık düşman gruplarının arasından çıkıp teke tek bir dövüşe girdiğiniz zaman kamera açısı kendini otomatik olarak dinamik bir şekilde ayarlıyor. Böylelikle ortamda nasıl bir düşman etkileşiminde olduğunuzu daha iyi anlayabiliyorsunuz. Yani savaşın durumuna göre daha dinamik bir hale gelen yeni bir kamera sistemi söz konusu burada.

En beğendiğim şeylerden biri de Witcher işaretlerindeki görsel ve hissiyata bağlı gelişim. Özellikle Aard veya Igni uyguladığınız zaman ortaya çıkan partiküller, yerden tozun toprağın kalkması, düşmanın verdiği tepki ve görüntü kalitesi açısından cidden hoş bir deneyim yaşayabileceğinizi söyleyebilirim.
Ve diğer yeniliklerden bazıları
Remastered sürümünün dikkat çeken bir başka tarafı da oyunun içerik yapısı. Temel oyun, Complete Edition yapısına geçti ve Hearts of Stone ile Blood and Wine genişlemeleri temel oyunun içerisine dahil edildi. Yani artık 2 DLC’yi de ücretsiz olarak oynayabiliyor herkes. Eğer daha önce satın almadıysanız bu sizin için güzel bir haber olacaktır.
Resmi mod desteği oyuna eklendi. Şu an için 40 mod destekleniyor ancak ileride daha fazla destekleyeceğini düşünüyorum. Tek tıkla kurabiliyor ve yine tek tıkla kaldırabiliyorsunuz. Mod kurduktan sonra oyunu kapatıp açmanız gerekiyor tabii. Ben 2-3 farklı mod indirip denedim ve “mod kurma” derdi ortadan kalktığı için mutluyum. Artık hızlıca istediğim moda geçiş yapabiliyorum. Tabii daha fazla modun eklenmesi gerektiğini de tekrar hatırlatayım.

Yetenek ağacı tamamen yeniden tasarlandı. Yeni perk ve yetenekler eklendi oyuna. Eğer kaldığınız yerden devam edecekseniz tüm yeteneklerini tekrar dizmeniz gerekiyor bu önemli bir bilgi. Yetenek ağacı ve mutajen sistemi biraz daha kafa karıştırıcı olmuş gibi hissettim ben ama kendinizi verip şöyle bir 10 dakika ayırarak yeni sisteme hızlıca alışabilirsiniz. Hatta bir süre sonra eskisine oranla daha işlevsel ve pek de bir farkı yokmuş gibi gelmeye başlıyor.
Transmog sistemi de geldi oyuna. Yani kullandığınız zırhların veya silahların istatistiklerini değiştirmeden görünüşlerini değiştirebildiğiniz bir sistem. Eğer görüntüsünü sevdiğiniz ama stat’larını beğenmediğiniz zırhlar veya silahlar varsa, artık transmog özelliğiyle sadece görüntüsünü alıp istatistiklerini daha güçlü bir zırh ile birleştirme şansınız olacak.

Peki son soru: Orijinal sürümden ne kadar farklı?
Aslında çok büyük bir farkı yok. Özetle combat tarafında sistem biraz daha gelişmiş ve hafif hızlanmış. Dinamik kamera açıları sayesinde artık kalabalık düşman grupları içerisinde hareket edip aksiyona girmek daha mantıklı hissettiriyor. At sürüşü de iyileştirilmiş ama ben çok fark edemedim. Witcher işaretlerinin görsel ve hissiyat bakımından değişmesi hoş. Genel görsel yapının daha keskin ve canlı görünmesi ise yıllardır beklediğimiz şey. Çeşitli modlar ile yapılabiliyordu ama resmi olarak oynamak daha keyifli tabii. Lakin hafif bir grilik söz konusu, onu unutmadım değil. Umarım düzelir.
Zaten bu güncelleme tamamen ücretsiz olduğu için heyecanlandırıyor. Ne firmalar var 10 tane Remastered yapıp önümüze sunup sunup duruyorlar biliyorsunuz. Bu sebeple oyunun da yaklaşık 11-12 yaşında olduğunu düşünerek analiz edip oynamakta fayda var diye düşünüyorum. Yanında 2 DLC’nin de artık tamamen ücretsiz olması cabası. Teşekkürler CDPR!

