| Atarita sizin için inceledi! Editörlerimiz her oyun incelemesine saatlerce emek harcıyor ve bilmeniz gereken tüm detayları objektif şekilde ele alıyor. Nasıl yaptığımızı merak ediyorsanız inceleme politikamıza göz atabilirsiniz. |
Dog in the Machine’in PC inceleme kopyası, Goblinz Publishing tarafından Atarita’ya gönderilmiştir.
Selam! Bugün sizlerle sıra tabanlı taktik ile Rogue-Lite yapısını birleştiren Dog in the Machine oyununu incelemek üzere karşınızdayım. Bu türün yüksek tempodan arınmış ve daha çok taktik odaklı örneklerini seviyorsanız, doğru adrestesiniz. Bizzat hedef kitleden birisi olarak sizler için inceleme fırsatı buldum. Hatta arttırıyorum, türle geçmişi olmayanların da ilgisini çekebileceğini düşünüyorum. Sebebini birazdan anlayacaksınız. Daha fazla uzatmadan yeni turu başlatalım ve incelememize geçelim.
Robot robota düşman olur mu? Borular bize bir umut bulur mu: Onu bilmem ama bu bulmaca odaklı Rogue-Lite oyunu, borular gibi bizi içine çekecek!
Dog in the Machine, makineleşmiş distopik bir şehirde bizleri karşılıyor. Bir sebepten insanların yok olduğu hikâyemiz, onların sadık dostları robotik köpekleri merkezine alıyor. Bu düşman robotlar oldukça acımasız! Öyle ki zavallı robotik köpeklerimizi parçalara ayırmak için sıraya bile dizmişler. Amacımız, buradan sağ salim çıkıp canımızı kurtarmak. Bunun için türlü borulardan yol alıyoruz ve farklı türdeki düşmanlara karşı mücadele ediyoruz.

Ben diyeyim Rogue-Like, siz deyin Rogue-Lite; kendi içerisinde kitlesi de oldukça değişkenlik gösteren bir tür. Dinamik aksiyonla acımasız dövüş sekanslarına gebe oyunlar kadar neredeyse tamamen bulmaca odaklı örnekleri de bünyesinde barındırıyor. Açıkçası ben her türlüsünü seven ve sabrımla zamanım izin verdiğince oynamaya çalışan birisiyim. Dog in the Machine de sıra tabanlı taktik yapısından tahmin edebileceğiniz üzere daha çok bulmaca odaklı örneklerden birisi oluyor.
Köpüşlerimiz, özgür kalana değin birkaç farklı borudan hatlar arasında yolculuk yapıyor. Her borunun ardında bizi bekleyen macera değişkenlik gösteriyor. Daha zorlu bir borudan yol alabilir ya da kendinizi daha az sınayabilirsiniz. Tabii, ilk oynanışta daha zorlayıcı olan boru aktif olmuyor. Oyun size doğrudan acımasız bir karşılaşma sunmuyor. Henüz oyunu öğrenmek için denediğim ilk gidişatımda, yaklaşık 2.5 saatin ardından bitirince oldukça şaşırmıştım. Ancak o zaman fark ettim ki oyun asıl şimdi başlıyordu.

Görevimiz karşımıza çıkan tek köpeği kurtarmakla bitmiyor. Bu köpeklerin hepsini kurtarmalıyız! Kontrol istasyonunda edindiğimiz bilgiye göre oynadıkça topladığımız para birimlerini kalıcı geliştirmeler için harcayabiliyoruz. Bunun yanı sıra farklı köpekler, bize bambaşka oynanışlar sunuyor. Henüz size açıklamadım, birazcık yetenekler ve seviye tasarımının detaylarından bahsedeyim.
Köpeklerimiz, sahip oldukları temel yeteneklerle birlikte standart olarak oyuna başlıyorlar. Girdiğimiz boruda bize sunulan haritada türlü gidişatlar ve her birinde yerleşen odalar bulunuyor. Bazıları yeteneklerimizi birleştirerek farklılaştırdığımız, bazıları da satın alım yaptığımız alanlar olabiliyor. Tabii ki de haritada muhakkak yolumuzun düştüğü kısım, robotik düşmanlarla savaştığımız odalar oluyor. Oyuncu kesinlikle düşmanlardan daha avantajlı olarak karşılaşmaya başlıyor. Sahip olduğumuz eylem sayısı, çeşitli stratejiler sağlayabiliyor. Her kare bir eylem sayısı götürüyor. Peki ya iki kareden fazla gideceğiniz yol için yalnızca iki eylem sayısı harcayarak da gidebileceğinizi söyleseydim?
Başta komplike gibi gözüken yapı, kısa sürede çözülüveriyor. Sonra tutmasın hiçbir robot sizi!
Eylem şemamız temel hareketler, saldırılar ve hileler olarak üçe ayrılıyor. Temel hareketlerde yürüme, alarm sayısının yükselmesini engelleme ve ısırma olarak üç özelliğimiz var. Yürüme harici her biri aktif edildikçe harcadığı eylem puanı da artıyor. Alarm mekaniğini merak ettiğinizi duyuyorum. Birazdan onu da anlatacağım. Saldırılar, her turda sıfırlanan özel hareketlerimiz oluyor. Hileler ise karşılaşma başına bir kez kullanabildiğiniz ve bitiminde sıfırlanan özelliklerimizi belirtiyor. Saldırıyı önümüzdeki üç kareye 3 hasarında vurabilen, hileyi ise onun hasarını 1 arttıran ve patlama etkisi yapabilen özelliğimiz olarak örneklendirebiliriz.

Doğru zamanda doğru hileyi kullanırsanız sizden güçlüsü olmayacaktır. Ancak bunun için oyunun sistemini kabaca anlamak gerek. Oyun ilerledikçe farklı türde düşmanlarla karşılaşacaksınız. Bazen doğrudan, bazen de dolaylı olarak düşmanlara hasar vereceksiniz. Canınızı kontrol ederken çevresel etkenlerden faydalanmayı da unutmayın. Oyunun standart hâli kesinlikle oyuncu dostu bir yapıya sahip ve bu gerçekten takdir edilesi. Yine de daha mücadeleci bir yapınız varsa elbette ki bu tarz içeriklerde değişiklik yapabiliyorsunuz. Normalde turu bitirmeden dilediğiniz kadar hamlenizi geriye alabilir ve ne yapacağınıza o şekilde karar verebilirsiniz.
Oyunu oynadıkça anlamanız beklendiği için bana kalırsa sistemi tam olarak anlayana değin bu özelliği mutlaka kullanın. Oyun yetenekler için size yeterince açıklama sağlıyor. Ve görsel olarak anlatmaktan da eksik kalmıyor. Yine de bazı özellikler için deneyim şart. Mesela bir düşmana vurduğumda başka bir düşmana daha vuran bir saldırım vardı. Ancak düşmanın neresindeyken vurduğuma göre hangi düşmanı seçtiği tamamen değişiyordu. Oyundaki tek takip etmemiz gereken şey sağlığımız olmadığı için bu tarz şeyler de büyük önem gerektiriyor.

Gelelim alarm sistemine. Hikâyemizi hatırlatacağım üzere, karakterimiz bulunduğu yerden kaçmaya çalışan robotik bir köpek. Girdiğimiz odalarda karşılaştığımız düşmanlar bizi durdurmaya ve aynı zamanda da başkalarını uyarmaya çalışıyor. Rastgele bir şekilde belirlenen alarm sistemi, birkaç düşmanın üzerinde belli sayıda ortaya çıkıyor. Yukarıdaki çizelge, bir borudan ötekine giderken ne kadar uyarıya maruz kaldığımızı sayıyor. Boruya vardığımızda sıfırlanıyor. Ancak alarm seviyesi tamamen dolarsa sonumuz geliyor. Bu nedenle alarmları önlememiz şart. Temel hareketlerde belli sayıdaki alarmı durduran özelliğimiz, bazen yerde üzerine geldiğimizde aktif olacak şekilde de belirebiliyor. Başka bir seçenek de alarm işareti çıkan düşmana vurmanız.
Hangi düşmana hangi sırayla vurduğunuz, oyun için çok önemli. Hangi düşman nereye ve nasıl vuracak, alarm sistemi tetiklenecek mi, gibi birçok durumu takip etmeniz gerekiyor. Ayrıca neredeyse her tur bitiminde yeni bir düşmanın belireceğini de unutmamak gerek. Ancak düşmanlar hemen aktif olarak ortaya çıkmıyor. İlk turlarında kozada gibi hazır bekliyorlar. Eğer onları o şekilde yok ederseniz tekrardan uğraşmanıza gerek olmuyor. Böyle anlattığımda belki kafa karıştırıcı gelmiş olabilir. Korkmayın! Bence kesinlikle keyifli bir yapıya sahip. Bölüm sonu canavarı gibi elit bir düşmana denk gelmedikçe önceliğiniz daima alarma sahip düşmanlara vurmak olsun.
Robot olarak etik durumları yeniden hizalandırıyoruz. Peki ya insanlık nerede?
Düşmanlar harici tabii ki hangi odaya gittiğinize de dikkat etmeniz gerekiyor. Mesela bir oda var, orada farklı eşyalar bulunuyor. İsterseniz o eşyaları çalabiliyorsunuz. Tabii, çalarsanız alarm seviyeniz yükseliyor. Peki ya alarm seviyenizi sıfırlayabildiğiniz bir oda olduğunu biliyor muydunuz? Hikâye hakkında yeni bilgiler öğrenebileceğiniz bir oda da bulunuyor. Yani hem ilerlemek için bulmaca odaklı düşünmeniz gerekiyor hem de hikâye hakkında bilgi edinebiliyorsunuz. Benim en çok sevdiğim kısım ise kesinlikle yetenekleri farklı şekillerde kombine ettiren oda oldu. Oldukça tatmin edici ve kişisel bir deneyim sunuyor. Bence siz de bayılacaksınız.

Renk paleti çoğunlukla yumuşak tonlarda şekilleniyor. Evet, koyu tonlar da var ama o kadar güzel ayarlamışlar ki hepsi kristal gibi duruyor. Gözüme çarpan ya da olumsuz düşündüğüm bir durum bu konuda kesinlikle olmadı. Tasarımlarına bayıldım! Düşman çeşitliliğinde önümüze çıkan tarzları da oldukça ilgi çekici. Tabii ki de belli bir alanda kare odaklı hareket ettiğimizi düşünecek olursak saldırı kısmında muazzam bir skala beklemeyin. Yine de kendi sınırlarında gayet başarılı olduğunu düşünüyorum. Düşmanlar harici alandaki engellere de vurabiliyorsunuz. Böylece alanınızı kendinizce daha farklı hâle getirebiliyorsunuz.
Başta bahsettiğim üzere aslında farklı türde köpüşlerimiz bulunuyor. Elbette ki oyun gidişatında edindiğimiz yetenekler kişiselleştirilebilir bir oynanış vadediyor. Ancak burada farklılaşan bir kısım var: Standart köpeğimiz düşmanı ısırabiliyor da ittirebiliyor da. Bir farklı versiyonunda sadece düşmanı ittirerek hasar verebiliyorsunuz. Bu iki köpek tipinin sahip olduğu seviyeye göre farklı başlangıç yeteneklerine sahip versiyonları da açılıyor. İşte bu benzer gözükse de aslında oynanışı tamamen bambaşka bir seviyeye taşıyor. Uyarmam gerek: Daha zorlayıcı bir serüven sizleri bekliyor. Fakat oynaması keyifli mi? Kesinlikle. Bulmaca odaklı oyunları seviyorsanız bence severek oynayacaksınız.

Oyun aynı zamanda kayıt sistemine de sahip. İlerlerken kayıt alıp oraya dönebilme tarzı bir kayıttan bahsetmiyorum. Gidişat ortasında çıkıp başka bir zaman yeniden kaldığınız yerden devam edebiliyorsunuz. Biliyorum, bu çoğu Rogue-Lite oyunda zaten olan bir şey. Ama bunun kesinlikle hafife alınmaması gerektiğini düşünüyorum! Bence tek oturuşta oynamaktan da sıkılmazsınız. Fakat niye zorunlu olarak tek oturuşta oynayasınız?
Anlayacağınız, düşüncelerim genel olarak oldukça olumlu. Bazı önerilerim olacak: Oda seçimlerinde ve içindeki etkileşimlerde ya da düşmanlarla karşılaşma harici odalarımızın giriş-çıkışlarında biraz daha ses ya da görsel efekt eklenebilir. O kısımlar oyunun yapısına göre biraz daha yapım aşamasında hissettiriyor. Bir de göze çarpan büyük “İ” harfinin yazı şeklinden bağımsız durma sorununu hallederlerse süper olacak. Bulmaca odaklı oynanışı ve oynadıkça yeni köpekleri açmamızı sağlayacak seviye atlama özelliği tekrar oynamak için başarılı bir motivasyon sağlıyor. Şans verirseniz pişman olmazsınız, benden söylemesi!
Düşüncelerim bu şekildeydi. Aklınızda oluşabilecek sorunları olabildiğince yanıtlamaya çalıştım. Umarım hepsine cevap olabilmişimdir. Yine de kafanıza takılan olursa cevaplamak üzere buradayım. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkürler! Bir sonraki oyuna kadar görüşmek üzere. İyi oyunlar ve sağlıcakla kalın!


