South Park: SNOW DAY! İnceleme

Paylaş

Selamlar. 27 yıldır gönüllerde taht kuran, içeriğinde kara mizahın cesur ve kimi zaman kamu spotu niteliğinde iğneleyici kullanıldığı; benzeri animasyonlardan farklı olarak hikâyenin ilkokul çocukları üzerinden işlendiği South Park serisinin yeni oyunuyla karşınızdayım. Bilgisayar ve oyun konsollarında The Stick of Truth ve The Fractured But Whole ve mobildeki Phone Destroyer, animasyonun mizah kalitesini sabit tutarken bize kaliteli bir oynanış sunmuşlardı. Diğerlerinden görsel kalite ve oynanış farklılığı gibi büyük unsurlar sebebiyle bu oyunla ilgili kafanızda büyük soru işaretleri olabilir. Hadi, gelin; soru işaretlerinizi birlikte giderelim.

Selamlar. 27 yıldır gönüllerde taht kuran, içeriğinde kara mizahın cesur ve kimi zaman kamu spotu niteliğinde iğneleyici kullanıldığı; benzeri animasyonlardan farklı olarak hikâyenin ilkokul çocukları üzerinden işlendiği South Park serisinin yeni oyunuyla karşınızdayım. Bilgisayar ve oyun konsollarında The Stick of Truth ve The Fractured But Whole ve mobildeki Phone Destroyer, animasyonun mizah kalitesini sabit tutarken bize kaliteli bir oynanış sunmuşlardı. Diğerlerinden görsel kalite ve oynanış farklılığı gibi büyük unsurlar sebebiyle bu oyunla ilgili kafanızda büyük soru işaretleri olabilir. Hadi, gelin; soru işaretlerinizi birlikte giderelim.
South Park: SNOW DAY! İnceleme

Sevilen seri, devam hikâyesi ve farklı oynanışıyla dönüyor

Her şey yüzyılın en büyük kar fırtınasının ortaya çıkmasıyla başlıyor. Cartman’ın gözünden başlayan hikâyede; fırtınanın, felaket olarak tanımlanacak raddeye geldiğini ve birçok insanın öldüğünü öğreniyoruz. Bu esnada minik fakat büyük bir sorun olarak önümüze çıkan tuvalet kâğıdı kıtlığı da cabası oluyor. Tabii ki de çocuklar için diğer hiçbir şeyin önemi yok, en azından Cartman için. Yanlış olmasın; önemli olan bir şey var aslında, o da okulların tatil olması. Bu haber alındığı gibi çocuklar hızlıca hazırlanıyor ve fırtına umursanmaksızın oyun alanına iniş yapılıyor.

“Yeni Çocuk” olarak önce The Stick of Truth’ta, sonra da The Fractured But Whole’da eşitliği bozacak kadar aşırı güçlü bir hâl aldığımız için oyunun nasıl cıvkını çıkarttığımızı hatırlıyorsunuzdur. Hatırlamıyorsak da oyun bize hatırlatmaya oldukça istekli. Bu sefer oyunun cıvkını çıkartmamamız için kurallarda değişiklikler söz konusu: Bize belirtildiği üzere, artık görev içerisinde belli başlı kartlarla etkileşime geçebileceğiz ve yalnızca onların izin verdiğince güçlerimizi çeşitlendirebileceğiz. Birazdan dövüş kısmında daha detaylı değineceğim bu durum için öncelikle hikâye kısmını noktalamak istiyorum. Sonuçta hâlâ tahtın sahibi biziz, o nedenle belli bir namımız var. Fakat bu namımız maalesef ki Cartman’ın bizi amele gibi kullanmasına engel olmuyor. Oyunları oynamak için animasyon serisinde güncel olmamız gerekmiyor, zaten oyun içerisinde bize gerekli bilgi az buçuk veriliyor. Fakat çok takip etmek isterseniz şayet bu oyunun özellikle 22. sezon, 3. bölümden sonrasında geçtiğini söyleyebilirim.

South Park Stüdyo ekibine hikâye, mizah ve karakter diyalogları açısından gözünüz kapalı güvenebilirsiniz. 26 sezonluk bir seri yapmak basit bir iş değil, hâliyle karakterleri zaten yaşıyor gibi benimsemiş durumdalar. Serinin hayranıysanız, hikâyeye olan merakınız oyunda sizi devamını görmek için rahatlıkla sürükleyecektir. Fakat bir oyunu oyun yapan şey nihayetinde yalnızca hikâye değildir. Bahsettiğimiz oyun sonuçta bir görsel roman ya da zengin hikâye oyunu değil. Onlarda bile oyunu öne çıkaran nihayetinde farklı yaptığı ya da oyunun içerisine düzgünce yedirdikleri unsurlardır. Hâl böyle olunca; hikâyeye ara veriyor, biraz daha detay kısmına geçiyoruz.

Selamlar. 27 yıldır gönüllerde taht kuran, içeriğinde kara mizahın cesur ve kimi zaman kamu spotu niteliğinde iğneleyici kullanıldığı; benzeri animasyonlardan farklı olarak hikâyenin ilkokul çocukları üzerinden işlendiği South Park serisinin yeni oyunuyla karşınızdayım. Bilgisayar ve oyun konsollarında The Stick of Truth ve The Fractured But Whole ve mobildeki Phone Destroyer, animasyonun mizah kalitesini sabit tutarken bize kaliteli bir oynanış sunmuşlardı. Diğerlerinden görsel kalite ve oynanış farklılığı gibi büyük unsurlar sebebiyle bu oyunla ilgili kafanızda büyük soru işaretleri olabilir. Hadi, gelin; soru işaretlerinizi birlikte giderelim.
South Park: SNOW DAY! İnceleme

Karakter kişileştirme, para birimleri ve daha fazlası

Karakterler The Stick of Truth’taki eski hâllerine bürünmüş olmalarına rağmen bize böyle bir şans ne yazık ki verilmiyor. The Stick of Truth ve The Fractured But Whole’a nazaran daha az detay içeren bir karakter menüsüyle kendi karakterimizi kişileştirmeye girişiyoruz. Ben South Park oyunlarında daha absürt bir tipleme yapmayı çok seviyorum. Genellikle kızıl, uzun bir saç ve yeşil sakalla gezerim hatta ama maalesef kişileştirme ekranında basitliğe gidilmesi beni bu zevkimden alıkoydu. Bu da büyütülecek bir şey mi, demeyin; nihayetinde bu adamlar daha önceki oyunlarda o özelliği sana sunmuşlar. Sonraki çıkacak oyunlarında bir yenilik beklemesen bile eski özelliğin tutulmasını beklersin. En azından kıyafet, şapka gibi aksesuar çeşitliliğinin yeterliliği; yüreğime su serpti.

Oyunda üç tane para birimi var: tuvalet kâğıdı, karanlık madde ve PP sikkesi. Kazandığımız PP sikkelerini, görev dışında gezip keyfimizce hareket edebildiğimiz üssümüzdeki pazarda harcayabiliyoruz. Gözlükten tutun hareketlere kadar birçok ürünü oradan alabiliyorsunuz. Peki ya bu karanlık madde ve tuvalet kâğıdı ne işe yarıyor, derseniz; gelin, ona bakalım.

Yeni çocuk olarak oyunun cıvkını çıkartacak bir şey tabii ki de yine buluyoruz: Üssümüzdeki tuvalet kabininde, Mr Hanky’le konuşursanız yetenek ağacını açıyorsunuz. Toplam 30 tane açabileceğimiz geliştirme bulunmakta. Görev tamamladıkça, etrafı kırıp döktükçe ve yaptığımız birtakım gizli anlaşmalar doğrultusunda karanlık maddeleri toplayabiliyoruz. Bu iki birim gördüğünüz üzere daimi, üssümüzde kullanabileceğimiz içerikler. Fakat tuvalet kâğıdı bu şekilde işlemiyor.

Silah çeşitliliği kısıtlı, kart geliştirmeleri çeşitli; “sınırlı” özgürlüğe sahip bir oynanış

Oyunun belli bir kısmında kart oyunu oynamasak da kart oyunu oynar gibi strateji yapmamız gerekiyor. Görevleri, bir düşmanla karşılaşacağımız koşuluyla oynuyoruz. Yakın dövüş ve uzak dövüş için iki ayrı silahımız bulunuyor. Diğer oyunlara nazaran pek bir çeşitlilik ne yazık ki söz konusu değil. Ana hikâyeyi bitirdiğimizde üç yakın, üç tane de uzak silah seçeneğimiz oluyor. Fakat güç kısmı biraz daha çeşitliliğe sahip: ana hikâye bittiğinde, 8 tane seçilebilir gücümüz oluyor. Bunlardan aktif olarak yalnızca iki tanesini kullanabiliyoruz.

Görev başında iki tane kart seçimi sunuluyor: bir tanesi her an saldırıda kullanmamız için bir tanesiyse “saçmalık” ya da oyun görsellerinden kaynaklı “bok” diye geçen, hile sayılabilecek kadar güçlü bir özellik. Düşmanlarımızda ne yazık ki iş böyle değil; onlar çok daha fazla seçim yapıyorlar, sebebi aslında çok bariz. Şimdi değineceğim.

Selamlar. 27 yıldır gönüllerde taht kuran, içeriğinde kara mizahın cesur ve kimi zaman kamu spotu niteliğinde iğneleyici kullanıldığı; benzeri animasyonlardan farklı olarak hikâyenin ilkokul çocukları üzerinden işlendiği South Park serisinin yeni oyunuyla karşınızdayım. Bilgisayar ve oyun konsollarında The Stick of Truth ve The Fractured But Whole ve mobildeki Phone Destroyer, animasyonun mizah kalitesini sabit tutarken bize kaliteli bir oynanış sunmuşlardı. Diğerlerinden görsel kalite ve oynanış farklılığı gibi büyük unsurlar sebebiyle bu oyunla ilgili kafanızda büyük soru işaretleri olabilir. Hadi, gelin; soru işaretlerinizi birlikte giderelim.
South Park: SNOW DAY! İnceleme

İdeal bir tecrübe için arkadaş ve oyun kolu şart

Bu oyun; tek başınıza oynamaktan ziyade, arkadaşlarınızla eğlenmenizi hedefleyen bir yapıda. Ne yazık ki birisiyle tecrübeleme fırsatım olmadığı için grupça girildiğinde bu kısımlar nasıl işliyor, emin değilim fakat yetenek seçimleri bireysel yapılıyordur gibi geliyor. Grup sınırı dört kişi olsa gerek, tek başınıza girdiğinizde oyun size eşlik etmesi için üç tane yapay zekâ takım arkadaşı gönderiyor. Fakat oyunun zorluğu açısından size çok da bir yardımı olduğunu söylemeyeceğim. Yapay zekâ takım arkadaşlarınız siz düştüğünüzde sizi kaldırıyor ve daima düşmanlara saldırmayı sürdürüyor fakat nihayetinde gerçek bir oyuncu kadar verimli hareket edemiyorlar. Oyun, sizin rahatça geçebilmeniz için bu konuda bir rahatlık tabii ki de sunmuyor. O nedenle zorlandığınız durumlarda zorluk seviyesini dilediğiniz zaman düşürmeyi tercih edebilirsiniz yoksa görev başarısız olduğunda tüm göreve sil baştan girişmeniz gerekecek.

Bu kadar şeyi anlattın, tuvalet kâğıdını hâlâ anlatmadın; diyebilirsiniz, haklısınız. Bu kısmı birazcık toparlama ihtiyacı hissettim öncesinde, artık anlatabilirim.

Görevlerin hepsi belli bölgelerden oluşuyor. Bölge temizlendiğinde ya da bölgeye yerleştirilen görevin bölümü bitirildiğinde, yeni bölüme geçmeden Jimmy’den yeni bir kart seçiyoruz. Önümüze gelen kartların özelliklerini tuvalet kâğıdıyla bütçemizin yettiğince arttırabiliyoruz. Fakat hepsi bu mu dersiniz? Tabii ki de hayır: Bazı gizli bölgelerde Henrietta’yı da bulabiliyoruz. Bize daha “karanlık işler” sunuyor: Karanlık madde alabiliyoruz, kullandığımız “saçmalık” yeteneğimizin sınırını sıfırlayabiliyoruz… gibi. Bazen tuvalet kâğıdı miktarımızı arttırmamızı da sağlayabiliyor, ona mutlaka bakmak gerek diye not düşüyorum.

Selamlar. 27 yıldır gönüllerde taht kuran, içeriğinde kara mizahın cesur ve kimi zaman kamu spotu niteliğinde iğneleyici kullanıldığı; benzeri animasyonlardan farklı olarak hikâyenin ilkokul çocukları üzerinden işlendiği South Park serisinin yeni oyunuyla karşınızdayım. Bilgisayar ve oyun konsollarında The Stick of Truth ve The Fractured But Whole ve mobildeki Phone Destroyer, animasyonun mizah kalitesini sabit tutarken bize kaliteli bir oynanış sunmuşlardı. Diğerlerinden görsel kalite ve oynanış farklılığı gibi büyük unsurlar sebebiyle bu oyunla ilgili kafanızda büyük soru işaretleri olabilir. Hadi, gelin; soru işaretlerinizi birlikte giderelim.
South Park: SNOW DAY! İnceleme

Oyun yeterince eğlenceli mi, parasına değer mi?

Cartman’ın bizi genel olarak amele gibi kullandığını size söylemiştim. Oyunun neredeyse tamamında oraya git, buraya gel, şunu al, bunu götür gibi işler yapıyoruz. Hikâyeye baktığımızda mantıklı evet ama tek başınıza tecrübe ettiğinizde çok da eğlenceli bir oynanış sunduğunu söyleyemeyeceğim. Bunda, maalesef ki karakterimizin çok hantal olmasının büyük bir etkisi var. Özellikle dövüş esnalarında beni çok sinir ettiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Hele o yedinci sınıflar ve yetişkinler yok mu… Klavye ve fareyle tecrübelediğim için de böyle bir sorun yaşamış olabilirim. Oyun koluyla biraz daha akıcı hareket edebilmek mümkün gibi geldi. Fakat oyun kolunuz yoksa ve tek başınıza oynuyorsanız içinde bulunacağınız durum iyice komplike bir hâl alıyor. Yapay zekâ takım arkadaşlarının topluca saçma sapan bir yerde ölmesiyle mi uğraşacaksın, kendi canını mı kurtarmaya çalışacaksın, görevi mi yapacaksın; derken, hikâyeden koparsanız şayet hiç keyifli bir tecrübe yaşatmıyor.

Optimizasyon sorunu yaşamadım, bu saydığım eksilerin ondan kaynaklı olduğunu düşünmüyorum. Ben şahsen bu oyunun bir mobil oyun olması ya da konsolla kısıtlı kalması gerektiği kanaatindeyim. Hikâye eğlenceli, mizahı her zamanki gibi olsa da fiyat-performans ve oynanış süresine bakıldığında komik olan şey ne yazık ki hikâye değil; oyunun ta kendisi hâline geliyor. Ek paketi almadığınız takdirde ana görev olarak 5 bölüme ortalama 4 saat harcadıktan sonra keşfedilecek bir şeyin kalmaması bana kalırsa saçmalık. Oyunun kısalığı sebebiyle yeniden aynı yerleri oynatma stratejisi ne yazık ki yeterli değil. Bölüm tasarımı ve hikâyesi, yeniden oynama merakı bence yaratmıyor. Öyle ki yeniden oynarken kozmetik kazanmanızı sağlayan ekstra bir görev harici hiçbir belirgin unsur bulunmuyor. O da hikâyeyi etkileyen bir şey zaten değil. Yani yeniden oynarken gerçekten sil baştan oynuyorsunuz gibi oluyorsunuz. Eğer bölüm içerisinde görevi alacağınız kişiyi kaçırırsanız o bile geçersiz kılınıyor. O nedenle oyuncuyu oyunda tutmak için yanlış bir hamle yaptıklarını düşünüyorum. Sonrasında vereceği kostüm ve benzeri ödüller, oynama sürecinde yeterli motivasyonu sağlamıyor. İnceleme için oyunun temel versiyonunun bize verilmesinden ötürü ne yazık ki dijital lüks versiyonunun içeriklerini tecrübeleyemedim. Fakat tecrübelesem de fikrim değişmezdi. Temel versiyon, bu kadar boş olmamalı. Lüks versiyonu almaya itmek için hoş bir pazarlama şekli kesinlikle değil. Benim gibi South Park’ı dehşet seven bir insana bile bunu söylettiklerini hesaba katacak olursak hayranı olmayan kişileri kesinlikle çekecek potansiyele sahip değil. Çekse bile tutması çok zor.

Bu oyunu keşke Battle Royale gibi sunsalarmış. Şayet öyle olsaydı basitleştirilmiş kişiselleştirme ekranı, az silah seçeneği gibi unsurlar bu kadar göze batmazdı. Böyle bakınca hikâyesi tamamlanmış fakat oynanışı bitmemiş bir oyun gibi hissettiriyor. Kesinlikle büyük bir potansiyel israfı. Üstelik, bölüm sonu canavarı dövüşleri keyifli de. Yani, aslında gerçekten potansiyele sahip bir ürünmüş ama cilalanması gereken o kadar çok şey var ki… Ben bunu “yarım bir oyun” olarak adlandıracağım. Ne yazık ki South Park lisansının Ubisoft’tan THQ Nordic’e geçmesi, bu seriye yaramamış. Unreal Engine 5 ile yapılması, anlaşılan tek genel görsellik açısından olumlu bir yanıt vermiş. Bu oyun, her yeniliğin güzel olamayacağının örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Oynanışının aksine hikâyesi, seslendirmesi ve müzikler South Park kalitesinde epik

Fakat hakkını da yemek istemiyorum: Müziklerine bayıldım. Gerçi her an bölüm sonu canavarıyla dövüşür gibi epik müziklerin çalması ne kadar hoşunuza gider, bilemedim. Genel olarak çocukların hayal gücü içerisinde dövüşlerimizin gerçekleştiğini hesaba katarsak mantıklı bir seçim olduğunu düşünüyorum. Hikâye kısmında değinmediğim bir diğer şeye müziklerden bahsetmişken yer vermek isterim: Seslendirme kalitesi de tabii ki de yılların tecrübesini taşımakta. Bizim zaten yılların South Park’ı olarak bildiğimiz hiçbir kısımda kalitesizlik söz konusu değil aslında. Sadece oynanış, mekanik, sistem gibi oyunu oyun yapan durumlar sorunlu. Demesi benden, değerlendirmesi sizden.

Son Söz:

South Park’ı seviyorsanız, arkadaşlarınızla goygoy yaparak bir maceraya atılmak istiyorsanız; belki indirimde hikâyesi için şans verebileceğiniz bir oyun. Basit yapısı, South Park kalitesinde mizah ve diyaloglarla birleştiğinde ve arkadaşlarınız da söz konusu olduğunda, ortalama bir oynanış keyfi sunabilir. Fakat South Park mizahına ve hikâyesine aşina olmayan insanlara kesinlikle öneremeyeceğim, yarım bir yapım.

South Park: Snow Day! Nihai Puan
South Park: Snow Day! Nihai Puan
İdil Barbaros
İdil Barbaros
Kendimi bildim bileli oyunlar içerisinde büyümüş birisi olarak bu sevdamı hâlâ ilk günkü gibi korumaktayım. Öyle ki gelecekte kendi oyunumu yapma hevesiyle adım adım ilerlediğim bu yolda, her daldan oyunları tecrübelemeye ve başkalarına biraz dahi olsa katkım olması için çalışıyorum.

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Daha Fazla Atarita

Oyun Gündemi:

Selamlar. 27 yıldır gönüllerde taht kuran, içeriğinde kara mizahın cesur ve kimi zaman kamu spotu niteliğinde iğneleyici kullanıldığı; benzeri animasyonlardan farklı olarak hikâyenin ilkokul çocukları üzerinden işlendiği South Park serisinin yeni oyunuyla karşınızdayım. Bilgisayar ve oyun konsollarında The Stick of Truth ve The Fractured...South Park: SNOW DAY! İnceleme