DREDGE İnceleme

Paylaş

Odaklanma sorunu yaşayan biri olarak, çok uzun zamandır bir oyunu bu denli soluksuz oynamamıştım. İki oturuşta bitirdiğim DREDGE, sürükleyici bir balıkçılık macerası.

Odaklanma sorunu yaşayan biri olarak, çok uzun zamandır bir oyunu bu denli soluksuz oynamamıştım. İki oturuşta bitirdiğim DREDGE, sürükleyici bir balıkçılık macerası.
DREDGE İnceleme

Hamsi koydum tavaya

Tamamen sandbox oyunlarla aram hiçbir zaman iyi olmadı. Hangi birine başlarsam başlayayım, o “amaçsızlık” hissi bende motivasyon eksikliğine yok açtı ve bendeki ömürleri çok da uzun olmadı. Başlamadan önce çok detaylı incelemediğimden, DREDGE’in de böyle bir yapım olduğunu düşünüyordum. Yanılmışım; iyi ki de yanılmışım.

DREDGE
DREDGE, sürükleyici bir balıkçılık macerası.

DREDGE, bu başıboşluğun önüne kendince bir senaryo – keşif dengesi kurarak geçmiş. Malum, oyun denizde geçiyor ve bu da keşif ögelerinin önemini artırıyor. İşte, oyunun bütün olay akışı, bütün görevleri bu keşif ögelerine yedirilmiş. Ortada öyle aman aman bir hikaye de yok zaten. Oyun sadece bir başlangıç noktası veriyor ve bundan sonrasını oyuncuya bırakıyor.

Bu başlangıç noktası, balıkçı ilanı için gittiğimiz Greater Marrow adası. Haritanın tam orta yerinde olan ada, aynı zamanda ışığı her yerden görülebilen bir deniz fenerine de sahip. Tabii biz her ne hikmetse deniz fenerinin ışığına rağmen kayalıklarda haşat ediyoruz tekneyi… Ada halkı, bize parasını sonra ödemek koşuluyla başka bir tekne tahsis ediyor ve oyun da böylece başlamış oluyor.

Oyunun prologue kısmını Greater Marrow ve çevresinde, teknenin parasını çıkarmaya çalışırken geçiriyoruz. Görevlerin keşif ögelerine yedirildiğini söylemiştim, oyundaki asıl amacımızı giriş kısmından sonra yeni denizlere yelken açınca anlıyoruz. Tanıştığımız bir koleksiyoner, haritanın dört bir yanına dağılmış çeşitli eşyaları bulup ona getirmemizi istiyor. Biz de balık kovalamayı bırakıp başlıyoruz batık gemi avına.

DREDGE
Balık malık hikaye, hazinemi verin!

DREDGE, oyuncuya senaryo olarak bundan daha fazlasını sunmuyor. Bütün eşyaları sıra sıra bulup götürüyorsun, hepsini götürünce de hop, oyun bitiyor. Oyundan bu konuda pek bir beklentim yoktu, zaten tamamen sandbox olacağını düşünerek atılmıştım bu maceraya. Hikayenin bu kadar yabana atılması beni yine de şaşırttı. DREDGE’i sadece ana göreve odaklanırsanız birkaç saat içinde bitirebiliyorsunuz. Yan görevler desen onlar da haritayı keşfedip çeşitli özel balıkları yakalamanı teşvik ediyor. Bu yazdıklarımdan bahsettiğim “senaryo – keşif” dengesinden rahatsız olduğum anlaşılabilir ama aksine, ben bu fikri çok yerinde buldum. Sadece haritanın içerisinde daha fazla gizem ve hikaye barındırmasını beklerdim o kadar. Bu da oyuncuyu etrafı keşfetmeye iterdi zaten.

Av yasağı başlamadan

Yavaştan oynanışa geçelim. DREDGE’in odak noktası bir yerden sonra hazine avına kaysa da balıkçılık oyun boyunca önemini koruyor. Balıklar, görev eşyası olmalarının haricinde başlıca gelir kapımız. Haritanın farklı yerlerinde ve farklı türlerde 100’ün üstünde balık var. Ki, bu gerçekten inanılmaz bir sayı. Hikayeyi takip etmeden her birini yakalamaya çalışmanız uzun saatlerinizi alacaktır.

DREDGE
Araştırmaları tamamlamak şart.

Tabii bu balıkların hepsini denize açılır açılmaz yakalayamıyorsunuz. İlk başta tek bir oltanız var ve bu da “coastal”, yani sığ sulardaki balıklar için sadece. Derin sulardaki veya özel biyomlardaki canlıları daha gelişmiş oltalarla ve diğer aparatlarla yakalayabiliyorsunuz. Bu aparatların çoğunu, en azından daha gelişmiş olanları, parasını verip de alamıyorsunuz ayrıca. Önce gerekli araştırmayı tamamlayıp kilitlerini açmanız gerekiyor. Araştırmalarda kullanılan parçaları da ya görev tamamlayarak ya da denizden çıkararak elde edebiliyorsunuz.

Anlayacağınız oyun en azından belli bir yere kadar grind gerektiriyor. Bu grind durumu sürekli balık tutup satmaktan da ibaret değil. Teknenizin geliştirmeleri için gereken çeşitli hammaddeleri bizzat denizden çıkarmanız gerekiyor. Ben yine de bu “amelelikten” pek rahatsız olmadım. Oyun, kilidini açtığınız geliştirmelerle hem geliştiğinizi hissettiriyor hem de bu grind sürecini çeşitli mini oyunlarla daha eğlenceli hale getiriyor.

DREDGE
Envanter yönetimi çok keyifli.

DREDGE, Tetris benzeri envanter sistemiyle ayrıca dikkat çekiyor. Buna da değinmezsek olmaz. Her bir balığın, her bir aparatın farklı bir şekli var ve bunları tekneye en uygun şekilde yerleştirmeniz gerekiyor. Mesela çürük bir balığı diğer balıkların arasına koymamanız lazım. Ağzına kadar dolu deponuzda yer açmaya çalışmak ve eşyaların şekillerine göre stratejik kararlar almak oldukça keyifli. Oyun geliştiricisi olsam kesin “esinlenirdim” bu fikirden.

Geceler kara tren

Gündüz vakti huzurlu geçse de geceler emin olun aynı olmuyor. DREDGE, Lovecraft ekolünün oyun dünyasındaki en son temsilcisi. Oyun, içerisinde tanıdık simalar barındırmasının haricinde, o huzursuzluğu ve çarpıklığı da dibine kadar hissettiriyor. Gece karanlık çöktüğünde stres çubuğu devreye giriyor ve gerilim dolu dakikalar start alıyor.

Odaklanma sorunu yaşayan biri olarak, çok uzun zamandır bir oyunu bu denli soluksuz oynamamıştım. İki oturuşta bitirdiğim DREDGE, sürükleyici bir balıkçılık macerası.
Karanlık çöktüğünde sizin stres seviyenizin de artması olası.

Stres çubuğunuz arttıkça çeşitli illüzyonlar görmeye başlıyorsunuz. Deniz bir anda düşmanınız oluyor ve türlü yaratık için açık hedef haline geliyorsunuz. Geceler, bana hissiyat olarak Dying Light’ı anımsattı. Zaman içerisinde çeşitli geliştirmelerle geceler daha güvenli hale geliyor ama o ilk günler… Ekran başında benim de stres seviyem artıyordu vallahi.

Geceleyin ekosistemin tamamen değiştiğine de ayrı bir parantez açmak lazım. Yani gündüz karşınıza çıkan balıklar, gece olduğunda yerlerini bambaşka canlılara bırakıyor. Bu da oyunun halihazırda zengin olan çeşitliliğini bambaşka bir boyuta taşıyor. Yakalanabilecek canlılar değişse de ufak bir eleştiri olarak, bu gece gündüz döngüsünün pek sağlıklı olmadığını söyleyebilirim. Oyunun bir günü gerçek hayatta çok hızlı geçiyor ve hal böyle olunca da geceler gerçekten çok yer kaplıyor. Bu denge daha iyi kurulabilir ve bu sayede geceler daha ödüllendirici hale getirilebilirdi.

Biyomlar

DREDGE’in 4 farklı biyoma sahip olduğunu ve senaryo gereği sırasıyla bunların hepsine gittiğimizi söylemiştim. Haritanın her bir köşesinde yer alan bu bölgeler, birbirlerinden kesin çizgilerle ayrılıyor. Bir kere her biri özel aparatlar gerektiriyor. Volkanik bölgede avlanabilmek için farklı, bataklıkta avlanabilmek için farklı ekipmanlara sahip olmanız gerekiyor. Aynı şekilde her bir bölgenin tam boss olmasa da bir “baş belası” var. Bu yaratıklar size gördüğü yerde saldırdığından, sık sık adrenalin dolu kovalama sahneleri yaşıyorsunuz.

Odaklanma sorunu yaşayan biri olarak, çok uzun zamandır bir oyunu bu denli soluksuz oynamamıştım. İki oturuşta bitirdiğim DREDGE, sürükleyici bir balıkçılık macerası.
Korkunç.

Ziyaret ettiğimiz ilk iki yer haritanın alt kısmında yer alıyor ve ben buraları daha çok sevdiğimi söylemeliyim. Haritanın üstünde yer alan son iki bölüm, yani volkan ve bataklık bölümleri biraz zorlama kaçmış. İkisi de sizi tekneyle zorlu ve konforsuz alanlara sokuyor. Bu da oyundan aldığınız zevki düşürüyor. Ben buraları etrafı falan keşfetmeden direkt geçtim.

DREDGE
Bataklığı hiç sevemedim.

Bir diğer eksi de haritanın boyutuyla ilgili. 4 biyomun olması sizi yanıltmasın; DREDGE, gerçekten küçük bir haritaya sahip. Greater Marrow’dan bu bölgelerin her birine gitmeniz iki dakika bile sürmüyor. Teknenizi geliştirip hızlandırdıkça bu durumu daha iyi anlıyorsunuz. Yanlış anlaşılma olmasın, ben de dolu dolu ama küçük haritaları büyük ve boş haritalara tercih eden taraftayım. Yine de denizde geçen bir oyunun bu kadar küçük bir haritada geçmesi ne derece doğru bir karar tartışılır.

Kapanış

Son olarak oyunun sanatsal yönüne de değinmek istiyorum. DREDGE, görsel ve ses tasarımıyla bir Lovecraft oyunu olmanın hakkını sonuna kadar vermiş. Çarpık karakter tasarımları ve tekinsiz müzikler oyuna cuk diye oturmuş. Oyunun bu başarılı atmosferinde ikisinin de payı büyük.

Odaklanma sorunu yaşayan biri olarak, çok uzun zamandır bir oyunu bu denli soluksuz oynamamıştım. İki oturuşta bitirdiğim DREDGE, sürükleyici bir balıkçılık macerası.
DREDGE İnceleme
Ahmet Kaan Mandalı
Ahmet Kaan Mandalı
Koyu Fenerli müşkülpesent yazar kişisi.

1 Yorum

1 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

Daha Fazla Atarita

Oyun Gündemi:

Odaklanma sorunu yaşayan biri olarak, çok uzun zamandır bir oyunu bu denli soluksuz oynamamıştım. İki oturuşta bitirdiğim DREDGE, sürükleyici bir balıkçılık macerası. Hamsi koydum tavaya Tamamen sandbox oyunlarla aram hiçbir zaman iyi olmadı. Hangi birine başlarsam başlayayım, o "amaçsızlık" hissi bende motivasyon eksikliğine yok açtı ve...DREDGE İnceleme