Atarita Mangası Göreve Hazır! Operasyon: Squad #4vs1

Paylaş

Atarita’ya özel yeni bir konseptin daha açılış içeriği ile karşınızdayız. Ekibimizden Eren Eroğlu, Atıf Doğan Özcan, Atakan Gümrükçüoğlu ve bendeniz Alparslan Gürlek, hep birlikte bazı oyunları oynayıp deneyimlerimizi sizlere aktarıyoruz. Bunu yaparken de aslında eski sayabileceğimiz bazı oyunların bugün oynanabilir olup olmadıkları ya da pek bilinmeyen oyunların ne kadar eğlenceli olabileceği gibi konularda size fikir vermeyi planlıyoruz. Açılış da Squad oyunu ile oluyor. Hepimiz 25 üzerinden oyunu puanlayıp, toplam puanı da ekip olarak oyuna verdiğimiz puan şeklinde sizlerle paylaşacağız.

Savaş simülasyonu olan Squad’ı bilmeyenler için kısa bir girizgah yapıp sonra herkesin görüşlerine teker teker yer verdiğimiz kısımlara geçeceğim. Devasa haritalarda objektifler üzerine dönen bir oynanışa sahip olan Squad tamamen taktiksel bir savaş atmosferine sahip. Temelde FPS oyunu olsa da oyun içerisinde rütbe hiyerarşileri mevcut ve liderleri dinlemek ekstra bir önem taşıyor. İletişimin ön planda olduğu yapısıyla yer yer oldukça ilginç anlara ev sahipliği yapabileceğini de söyleyelim.

Dört oyuncunun gözünden çılgın askeri simülasyon oyunu Squad

Atarita'nın Squad İncelemesi, 4VS1 Konsepti
Atarita Mangası Göreve Hazır: Operasyon Squad! #4VS1

Eren Eroğlu (17/25)

Oyunculara gerçekçi bir savaş deneyimi sunmayı hedefleyen ve taktiksel yapısıyla öne çıkan bir askeri oyun olan Squad, aslında çok uzun zamandır radarımda olan bir yapımdı. Birazcık geciksem de oyunu deneyimleme fırsatı buldum ve gerçekçi askeri simülasyonlara uzak bir oyuncu olarak epey eğlendiğimi söyleyebilirim. Öncelikle özellikle de bu türe uzaksanız oyunun alışma süresinin oldukça uzun olduğunu belirtmek istiyorum. Çünkü bu oyun üzerine kurulmuş ciddi bir düzen ve gerçekçilik mevcut. Gördüğüm kadarıyla Squad oyuncuları da bu düzene en iyi şekilde uyum sağlamış. En çok şaşırdığım kısım ise oyuncuların oyun içerisinde çok iyi organize olabilmesi ve savaşın taktikselliğini en iyi şekilde size hissettirmesi. İlk etapta oyunu öğrenmeye çalışırken bu noktalara pek anlam veremesem de ilerleyen saatlerde ben de kendimi bu taktikselliğin içerisine kaptırırken buldum ve bu taktiksellik, oyunun size sunduğu altın bir meyve niteliğinde.

Squad’ın en eğlenceli yanı oyunu ekiple birlikte deneyimlemek oldu. Atarita olarak, dört kişi birlikte oynadık ve oyun içerisinde ‘Atarita’ mangamız hiç eksik olmadı. İlk etaplarda takımın sırtına yük olsak da ilerleyen saatlerde takım içerisindeki güçlü bir tim olduğumuzu ve zaferlere büyük katkılar sağladığımızı hissetmek bizi epey tatmin etti. Özellikle ayrı olarak çıktığımız operasyonların keyfi bir başkaydı. Haritalara alıştıkça ilerlemek ve stratejilerimizi belirlemek daha da kolaylaştı.

Squad öğrendikçe daha keyifli bir oyun haline gelmeye başlıyor.
Squad öğrendikçe daha keyifli bir oyun haline gelmeye başlıyor.

Tabii oyunun haritalarının biraz daha taktiksel olmasını beklerdim. Kritik noktalarda oyuncuya tanınan savunma/saldırı pozisyonlarının detaylandırılması ve farklı opsiyonlar sunulması da güzel olabilirdi. Tüm bunların yanı sıra oyundaki kaplamalar da dahil olmak üzere birkaç küçük teknik problem yaşasam da Squad deneyimimin genel olarak olumlu geçtiğini söyleyebilirim. Özellikle birlikte oynayabileceğiniz kafa dengi bir ekip varsa mutlaka bir şans verin derim. Bu arada Squad, rol yapma tarafı da güçlü olan bir oyun. İçeride kendisini bu savaş atmosferine kaptırmış birçok insan mevcut ve sizinle birlikte gerçekçi bir askeri deneyim yaşamaya hazırlar. Yani eğer askeri bir deneyimin yanı sıra rol yapma konusunda da güçlü bir oyun arıyorsanız Squad tam da size göre.

Alparslan Gürlek (19/25)

Squad başta size hiç misafirperver davranmayan bir ev sahibi gibi hissettiriyor. Hele ki ilk günlerinde hiç oynamayıp benim gibi yıllar sonra oynamaya başladıysanız, yıllarını vermiş ve fazlasıyla tecrübeli olan oyuncuların her şeyi bilmesi sizi biraz baskı altında hissettirecek. Ancak oynarken şunu da fark ettim ki Squad bir savaş simülasyonu olmasına karşın eski MMORPG’ler ile çok benzerlik gösteriyor. Nasıl eskiden MMORPG oyunlarında belli bir seviyeye gelmiş oyunculardan bilgiler alıp küçük taktikler öğrenmeniz gerekiyorsa, Squad da sizi aynı şeyi yapmaya mecbur bırakıyor. Zira hiçbir şey bilmeden etrafta koşturmanız sadece sürekli ölmenizle değil, takımın da zarar görmesiyle sonuçlanıyor. Bu usta/çırak ilişkisi oyuna daha farklı bir lezzet katıyor.

Stratejik bir amacınız yoksa oyunda hiçbir amacınız yok demektir.
Stratejik bir taktiğiniz yoksa oyunda hiçbir amacınız yok demektir.

Vurgulamak istediğim bir diğer nokta ise Türk sunucuları. Hemen hemen her oyunda Türk sunucularında işler biraz daha katıdır, bunu bir gerçek olarak kabul ediyor ve başa çıkamayacağımı biliyorum. Ancak oyunda yeni olduğumuz için ve yabancıları mangamıza dahil edip bir şeyler biliyormuş gibi peşimizden sürüklemek istemediğimiz için sunucudan atılmak nedir yahu? Atıldığımda çok canım sıkılmıştı. Ayrıca bunu yapan arkadaşların sunucuyu “New Player Friendly” olarak işaretlemeleri ise bambaşka bir iş gerçekten.

Squad’ın en sevdiğim yönü herhalde bir ekip ile muhteşem işler çıkartmak oldu. Atarita mangası olarak telsiz kapatarak düşman hattının arkasına sızıp araçlarını taradık, motorlarını durdurduk ve resmen bütün odağı geriye çekerek takımımızın önden zırhlılarla bastırıp bölgeyi ele geçirmesini kolaylaştırdık. Kendi aramızda çevirdiğimiz muhabbetler ve yaptığımız roleplay oyunu bambaşka bir boyuta taşıdı. Biraz daha tecrübeli olsak Arka Sokaklar 9867. bölümü çok rahat çekebilirdik, öyle söyleyeyim. Şayet 4-5 kişi bir arkadaş grubunuz varsa ve hem gülüp eğlenmek hem de ciddi bir oyun oynamak istiyorsanız, Squad’ın iyi bir seçenek olduğunu söyleyebilirim.

Atakan Gümrükçüoğlu (18/25)

Askeri simülasyon oyunlarının en zorlayıcı noktası çok gerçekçi olmasıdır. Squad, size bu gerçekçiliği yaşatmak için elinden geleni yapıyor. Sınıf ve silah seçimlerinin yanı sıra, devasa haritalarda sadece taktiksel bir anlayışla oynamanız gerekiyor. Şahsım bu oyun için fazla eğlenceli kalsa bile türün sevdalılarının olduğunu biliyorum. Aslında bu oyunu Souls türevi oyunlara benzetebilirim bence. Alışmanın uzun bir zaman aldığı ve bu süreçte sürekli öldüğünüz bir yapım olarak hayal edin Squad’ı. Tabii biz -Atarita mangası olarak- oldukça eğlenceli dakikalar geçirdiğimizi söyleyebilirim. Tek başıma oynayacak olsaydım eminim 2-3 saate sıkılır ve bırakırdım diye düşünüyorum. Ancak tanıdığınız, bildiğiniz ve muhabbeti güzel arkadaşlarınızla birlikte güzel vakit geçirebilirsiniz. Roleplay’ler yaparak işi daha farklı bir boyuta yükseltebilir ve oyundan alacağınız zevki en yüksek seviyeye çıkartabilirsiniz.

Bir diğer yandan, oyunun gerçekçi bir temaya sahip olması sebebiyle bir o kadar gerçekçi mekanikleri de olduğunu söyleyelim. Silah saptamaları ve bullet drop özelliklerinin de yoğun bir şekilde yer aldığını göreceksiniz. Eğer taktiksel oynamayıp, haldır haldır koşan oyunculardan birisiyseniz şayet, Squad size göre değil. Yer aldığınız manga içerisinde oradaki liderin komutlarına uyacak, emirlerini yerine getireceksiniz. Başına buyruk oynamanın pek iyi sonuçlar getirmediğini bizzat kendimiz deneyimleyerek öğrendik.

Squad Ekran Görüntüsü
Squad bu tarz görsel hatalara sahip.

Maalesef oyunun bazı görsel sorunları gözüme çarptı. Haritaların büyük olması sebebiyle çok rahat ekran kartı yiyen bir canavara dönüşüyor oyun. Ve deneyimlerime göre alan mesafesini en yüksekte tutmak dışında oynanışa etki eden bir grafik ayarı pek bulunmuyor. Hatta en düşük ayarlarda oynamak bazen düşman oyuncuları daha rahat görmenize yarayabiliyor. Bu yüzden oynamadan önce ayarlarınızı deneme-yanılma yöntemiyle keşfetmeniz gerekecek.

Kısacası Squad; oldukça gerçekçi bir FPS oyunu. Taktiğin önemli olduğu ve takım çalışmasının görmezden gelinemeyeceğini bizlere bağıra bağıra söylüyor. Sabırsız bir oyuncuysanız uzak durun, Arkadaş grubu varsa hiç düşünmeden deneyimleyin derim.

Atıf Doğan Özcan (20/25)

Uzunca bir zamandır oynamak istediğim ama bir türlü tek başıma cesaret edemediğim oyuna nihayet benim kadar gözü kara ve ölmelere doyamayan bir ekip ile katılma şansı yakaladım. Kafanızda beliren o standart savaş oyunları mantığını bir kere zihninizden silin. Askerlik yaptıysanız eğer, oyuna bir sıfır önde başlıyorsunuz. Yok daha askere gidecekseniz, sizin için bu oyunun harika bir taktiksel prova olacağını söyleyebiliriz.

Çok eskiler belki hatırlar, zamanında Delta Force oyunu vardı. Squad’da da bu oyunu anımsatan bir tema var. Tabii ciddi derecede taktik bilgisi ve beceri istiyor. Öyle elime alırım silahımı sağa sola sıka sıka giderim diye düşünüyorsanız şimdiden iade edin paranıza yazık etmeyin, benden söylemesi…

Grafiksel açıdan yüksek kalitede bir görsellik sunmasa bile size yaşatmış olduğu o operasyon ve çatışma gerginliği bile yetiyor resmen. Kendi içinde çok ciddi kuralları olan ve hemen hemen bütün kurallarda mantık aranmaması gereken -askerlik yapanları anladı bile- bir sistemi var. Hani böyle bazen internette gezerken bir video gelir ya karşınıza, bir anda patlayan askeri kamyonlar, ortalıkta uçuşan füzeler gibi, işte tam olarak bunları yaşıyorsunuz. Mesela bizim ekip olarak pikniğe gider gibi kamyona doluşup güle oynaya düşmana baskına giderken bir anda gökyüzüne uçtuğumuz çok oldu.

Oyun içinde iletişim gerçekten çok ama çok önemli, biz oynarken bir ara mikrofonu ilk defa keşfetmeye çalışan Afrika kabileleri gibi olduk. Çünkü bizimle aynı safta oynayan diğer gruplar öyle güzel iletişim kurdular ki birbirleriyle, biz bir ara hiç üstümüze alınmadık konuşmaları ve oynamaya devam ettik.

Squad
Manga içi ve mangalar arası iletişim oyunun en kritik unsurlarından birisi.

Neyse gelelim oyunun asıl işlevlerine. Mekanikler fazlasıyla gerçekçi, çatışma, silah sesleri, silah tepmeleri, telsiz konuşmaları resmen savaşın ortasındaymışsınız gibi hissetmenizi sağlıyor. Ekip arkadaşlarınız ile sürekli iletişim halinde olursanız oyundan alacağınız zevk bir o kadar fazla oluyor. Araç mekanikleri ise gerçek anlamda güzel. Askeri jipler, kamyonlar, tanklar ve helikopter gibi araçlar ile sürekli olarak hareket halindesiniz. Ama olurda eğer bir araç bulamazsanız çölde yolunu kaybetmiş bahtsız bedevi gibi yürümek zorunda kalıyorsunuz, çünkü harita aşırı derecede büyük.

Oyun içinde öldürme sayınızı maalesef göremiyorsunuz yada çatışma anında birisini öldürdüğünüzde anlayamıyorsunuz. En azından puanlama sistemini çözene kadar. Bazen puanlarınız listeye anında yansıyor, bazen ise ölüp yeniden doğduğunuz anda geliyor. Bize öyle gelmiş de olabilir. Silahlar ise tamamen profesyonellik gerektiriyor. Geri tepmeleri, mesafe ayarlamaları, şarjör değiştirmeleri gibi mekanikleri ilk etapta sizi zorlayan ana etmenler oluyor, fakat alıştıktan sonra ise çok rahat ve güzel hissettiriyor. Ekip arkadaşlarınız varsa hiç kaçırmamanız gereken bir yapım. Biz oynarken çok eğlendik, umarım sizlerde bizim kadar eğlenirsiniz.

Sonuç

Atarita olarak oyun bizden toplamda 74 puan almayı başarıyor. Türünün güzel oyunlarından birisi olmakla birlikte arkadaşlarınızla eşsiz ve lezzetli anlar geçirmeniz için de resmen biçilmiş kaftan olduğunu söyleyebiliriz. Ekip olarak biz oyunda fazlasıyla eğlendik ve yer yer birbirimizi öldürdükten sonra kahkahalara boğulduk. Squad, taktiksel savaş oyunlarını seven ve arkadaşlarıyla iyi vakit geçirmek isteyen herkes için iyi bir oyun ve 2023 yılında oyuncu sayısı ile size hiç de yalnız hissettirmeyecek.

Squad’ın Steam sayfasına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Oyunun zamlardan henüz nasibini almadığını da belirtelim. Bize özel konseptler ve içerikler için Atarita’yı takip etmeye devam edin.

Alparslan Gürlek
Alparslan Gürlek
Oyunların yeni yeni yaygınlaştığı dönemlerde bir çocuk olarak video oyunlarıyla ilk bakışta aşk yaşadım. Age of Empires II ile başlayan yolculuk, kendi oyunumu yapmaya kadar ilerledi. Hala oyun sektöründeyim ve hala o ilk kez Age of Empires II oynayan çocuğun tutkusunu taşıyorum.

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Daha Fazla Atarita

Oyun Gündemi: